Kara Kış…

Samim Kayıkçı
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

6 Şubat 2023 deprem felaketinin üzerinden 10 ay, üç mevsim, geçti ve yine kış mevsimindeyiz. Acılarımız hâlâ taze. Yıkım işleri, moloz, ayrıştırma, toz duman kaldığı yerden devam ediyor… Elektrik ve su kesintileri de aynı şekilde. İnternet zaten hiç gelmedi. Depremin en büyük zararı verdiği bölgelerde sıkıntılar saymakla bitmez.

Konteyner ve çadırlarda yaşam kolay değil. Her yağmur, her fırtına ayrı bir korku, ayrı bir çile. Kalabalık aileler için yaşam kesinlikle insani değil. Daracık alanlarda rahat bir hayat sürmek imkansız. Kısa süreli olsa bile elektrik kesintileri çok ciddi sorun oluyor. Soba ve klimalar kapanınca konteyner ve çadırlar hemen soğuyor. Bu nedenle kara kış kendini göstermeden elektrik altyapısının güçlendirilmesi ve önlemlerin ivedi şekilde alınması gerekiyor. En azından, konteyner ve çadır kentlerde, elektrik kesintileri olduğunda, arızalar giderilene kadar çocuklu aileler ve bakıma muhtaç bireylerin sığınabileceği sobalı (odun, talaş vd.) yerler yapılabilir.

Kalıcı konutlar için çalışmalar sürüyor. Fakat inşasına başlanmış ve bitmek üzere olan kalıcı konutlar toplam ihtiyacın çok az kısmını karşılıyorlar. Belirsizlik büyük bir stres yaratıyor. Yetkililerin tüm vatandaşların ne zaman evlerine yerleşebileceklerini söylemesi gerekiyor. İlimizde yaklaşık 250.000-300.000 konut gerekiyor. Önümüzdeki yılın başında 30.000-40.000 konutun biteceği söyleniyor. Peki ya geriye kalan konutlar 10-20 yıl sonra mı tamamlanabilecekler?

Hak sahipliği, yerinde dönüşüm, rezerv alanları, orta hasarlı binalar, numarataj, proje çizimleri, ruhsat işleri, zemin etüdü ve daha pek çok konu resmen işkenceye dönmüş durumda. Ben depremzede vatandaşların birçok konuda yeterince bilgilendirilmediğini ve yeterince desteklenmediğini düşünüyorum. Şehrin yeniden inşası büyük bir rant yarattı. Yapılan birçok iş büyük miktarlarda harcama yapmanızı gerektiriyor. Zaten deprem felaketinde neredeyse her şeyini kaybetmiş depremzede vatandaşlara kolaylık sağlanması gerekir. Devlet buna muktedirdir. Hangi meslekten olursa olsun, depremi fırsata çeviren ya da çevirmek isteyenlere izin verilmemelidir. Vatandaşın işini kolaylaştırmak ve çözmek için ücretsiz ya da en azından makul ücretlerle çalışan birimler oluşturulmalı (ustalar, avukatlar, mühendisler vd.) ve görevlendirilmelidir.

İklim krizinin yarattığı ve yaratabileceği olumsuzluklar, deprem felaketinde ağır hasar almış bölgelerde, yaşam kalitesini aşırı şekilde etkileme potansiyeline sahiptir. Bu hafta meydana gelen fırtına, özellikle sahil bölgelerimizde, ciddi sıkıntılara yol açtı. Deniz taştı, ev, işyerleri ve tarım alanlarını su bastı, altyapı zarar gördü. Doğayla uyumlu şehirler kurmanın, doğayla uyumlu hayatlar kurmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

Uzmanlar, küresel ısınma sonucunda, dünyanın pekçok bölgesinde aşırı iklim olaylarının artan sıklıklarla görüleceği öngörüsünü paylaşıyorlar. Özellikle bölgemiz iklim krizinden en fazla etkilenecek yerler arasında. Fırtına, sel, kuraklık, aşırı sıcak ya da aşırı soğuk hava koşulları bölgeyi etkileyecek. Kış mevsiminin başındayız ve bu hafta yaşadığımız fırtına olabileceklerin habercisi gibiydi. Öngörülü davranarak önlem almamız gerekiyor. Kara kış gelecek bu kesin. Önemli olan kara kış geldiğinde hazırlıklı olup olmayacağımızdır.

İlgili Haberler

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on email
Puan Durumu