Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Soru:Bir kimse kıldığı namazı hem kaza, hem de sünnet niyetiyle kılabilir mi?

Cevap:Hayır, kılamaz. Bir namazda hem kaza hem sünnete beraber niyet edilmez. Kılınacak namaza kesin karar vermek gerekir. Böyle niyet edilerek kılınan  namaz kaza namazı olur. Sünneti de ayrıca kılmak sünnettir. Her namazın niyetini ayrı ayrı yapmak gerekir.

 

Soru:Camiye girerken nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap:Şüphesiz yer yüzündeki her bir camiye “Allah’ın Evi “ denir. Bizler de bu evin misafirleriyiz. Camilere saygı duymalı ve  adaplarına dikkat etmeliyiz. Onlardan bazıları;

– camiye girerken abdestli,temiz elbise ve çoraplarla girmeliyiz. Kokan elbise ve çoraplarla insanları rahatsız etmemeliyiz,

-girerken sağ ayağımızla girmeli ve salavat-ı şerife okumalıyız,

-camide boş bulduğumuz uygun bir yere oturmalıyız. İlerilere geçeceğiz diye cemaati rahatsız etmemeliyiz,

-vaaz ediliyor veya Kur’an-ı Kerim okunuyorsa edep ve saygıyla dinlemeliyiz,

-camilere soğan, sarımsak yiyerek gidip cemaati rahatsız etmemeliyiz,

-çıkarken de sol ayağımızı önden atarak çıkmalıyız.

 

Soru :Hocamızdan veya bilgisayardan Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar dinlesek hatim yapmış olur muyuz?

 

Cevap :Hayır, hatim yapmış olmayız. Kur’an-ı Kerim’i sonuna kadar  hoca efendiden, televizyondan veya bilgisayardan sadece dinlemek veya gözümüzle takip etmek sevaptır. Ancak bu hatim değildir. Hatim,Kur’an -ı Kerim’i başından sonuna kadar, ağzımızda harfleri yerinden çıkararak okumaktır. (Kıraat/ tilavet etmektir.)

Mukabeleyi hem dinleyip, hem de okuyan hatim yapmış olur.

Hanımefendiler mukabeleyi okuyarak takib ederken 3-10  gün ara vermek mecburiyetinde kalırlar ve daha sonra okuyamadıkları yerleri okurlarsa yine hatim yapmış olurlar.

 

Soru : Ramazan orucunun hepsine veya teravih namazının hepsine bir niyet yapsak yeterli midir?

 

Cevap : Ramazan orucuna niyeti kalben yapmak kafidir. Sahura kalkmak da bir niyettir. Dil ile söylemek daha faziletlidir.

Ramazan orucunun her gününe ayrı ayrı niyet etmek farzdır. Yarın ki orucun niyeti, güneşin batmasıyla başlar kaba kuşluğa yani yaklaşık öğlen namazına bir saat kalıncaya kadar devam eder. Tabi ki imsaktan bu vakte kadar yeme-içme vs. olmamalıdır.

Akşam namazı vaktinden önce ve kaba kuşluktan sonra Ramazan orucuna niyet geçerli olmaz. Niyetin en güzeli; “niyet ettim yarınki Ramazan-ı Şerif orucunu tutmaya“ demektir.

Teravih namazına tek niyet yeterlidir. Selamlardan sonra yeme, içme veya konuşma gibi hareketler olmadıkça 20 rekata bir niyet kafidir.Bütün namazlara niyette rekat sayısını söylemek gerekmez.

 

Soru:Oruçluyken dişlerimizi fırçalayabilir miyiz?

Cevap:Oruçluyken boğazımıza bir şey kaçarsa orucumuz bozulur. Diş fırçasını veya misvağı oruçluyken kullanabiliriz. İster kuru ister ıslak olsunlar, orucu bozmazlar. Yeter ki boğazdan bir şey gitmesin. Diş macunu kullanmak hassasiyet ister. Eğer boğaza macundan her hangi bir parça kaçmazsa oruç bozulmaz. Aksi durumda oruç bozulur. Kasıt olmadığı için günü gününe kazası gerekir. Abdest alırken veya ağızda gargara yaparken hataen boğaza suyun kaçması gibi (keffaret değil kaza gerekir). Bu konuda tavsiyemiz; dişler fırçalanacaksa imsaktan önce ve iftardan sonra macunla fırçalanmalı, oruçlu iken macunsuz fırçalanmalı, boğazdan bir şeyin gitmemesine dikkat edilmelidir.

 

Soru: Fidye niçin verilir? Miktarı ne kadardır? Kaç kişiye verilir?

Cevap:İhtiyarlıktan veya iyileşme ümidi olmayan bir hastalıktan dolayı tutulamayan orucların ilerde kazası yapılamazsa bedel olarak fidyesi verilir. Eğer oruç tutacak sağlığa kavuşursa fidye vermiş olsa bile orucu tutması farzdır. Bu durumda verdiği fidye ise sadaka olur. Kişi fidye vermeden vefat ederse bıraktığı mirastan borçlar çıktıktan sonra geriye kalanın üçte biriyle ödenir. Yetmezse varislerin insafına kalmıştır. Fidyeyi verip vermemekde serbesttirler. Bu gibi işleri ölüm sonrasına bırakmamak gerekir. Ölüm her an gelebilir. Bu konuda vasiyet etmek iyi olur.

Bir fidye bir fitre miktarıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde bulunan Din İşleri Yüksek Kurulu titiz bir çalışmayla, her yıl fitre miktarını tesbit eder. Fidye bir kişiye de birden fazla kişiyede verilebilir. Fidye, kendilerine zekat verilen fakirlere verilir.

 

Soru : Diş çektirmek oruçu bozar mı?

Cevap : Hayır, bozmaz. Bölgeyi uyuşturmak için yapılan müdahale de bozmaz. Yalnız diş çektirme veya tedavi yaptırma esnasında kan gelirse bakılır ;eğer çıkan kan yutulur ise oruç bozulur. Günü gününe kaza gerekir. Çıkan kan yutulmazsa oruç bozulmaz.

Diş tedavisinde ağzını su ile çalkalayan eğer boğazına suyu kaçırmazsa oruçu bozulmaz.

Aslında  aciliyet yoksa, oruçluyken diş çektirmeyi veya tedavi ettirmeyi iftar sonrasına bırakmak daha iyi olur.   Diş tedavisinde oruçu bozulana keffaret gerekmez. Eğer diş için müdahale gerekli ise ve bu esnada boğazdan içeri su, kan ve ilaç gitmemişse kaza bile gerekmez.

İlgili Haberler

Puan Durumu