Zeytinlik alanların yok olmasının önünü açan bu uygulamadan mutlaka vazgeçilmelidir

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Mart 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” hakkında değerlendirme yaptı. Bayraktar, “Maden Yönetmeliğinin 115’inci maddesine eklenen fıkra ile zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesi, madencilik faaliyetleri için zeytinliklerin taşınması, taşınan, yok edilen zeytinlik alan kadar alanın zeytinlik olarak tesis edilmesine izin verilmiştir. Yapılan bu yönetmelik değişikliği “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” ve ilgili yönetmeliği ile örtüşmemektedir.

Uzun yıllardır zeytinlik alanlarıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmaya çalışılmıştır. Ancak bu yönde bir düzenleme olmamıştı. Maden yönetmeliğine eklenen fıkra ile madencilik faaliyetleri için zeytinlik alanların kullanılmasına izin verilmesi sektörümüz ve ülkemiz için büyük bir kayıp olacaktır. Zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasının ardından bahçenin yeniden tesis edilmesi, üretimin ekonomik değer kazanması için geçecek süre, ekosistemin yeniden sağlanması kolay olamayacaktır. Zeytinlik alanların yok olmasının önünü açan bu uygulamadan mutlaka vazgeçilmelidir.

Dünyada ve ülkemizde zeytin yetiştiriciliği Akdeniz ikliminin hakim olduğu sınırlı bir alanda yapılmaktadır. -7 dereceye kadar dayanıklı olduğu halde kış sıcaklıklarının -4 ve -5 derecenin altına düştüğü alanlarda yetiştiricilik oldukça risklidir. Bu nedenledir ki zeytinlikler ülkemizde Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yayılım göstermiştir. Görüldüğü üzere zeytin yetiştiriciliği sınırlı bir alanda yapılabilmektedir.

Ülkemiz zeytinciliği büyük bir gelişme içerisindedir. Ülkemiz zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyada 4. sırada gelmektedir. Zeytin üretimimizi artırarak dünyadaki yerimizi daha üst sıralara taşımamız mümkünken, bu düzenleme ile önemli bir tarım, sanayi, ticaret ve istihdam alanı olan zeytincilik sektörü büyük ölçüde zarar görecektir. Nitekim, zeytinin yağlık ve sofralık olarak işlendiği, yan ürünlerinin değerlendirildiği ve ticari faaliyetler hesaba katıldığında yaklaşık 10 milyon kişi bu sektörden ekmek yemektedir. Bu durumda geçimini zeytinliklerden sağlayan başta üreticilerimiz olmak üzere bu sektörden geçimini sağlayanlar mağdur olacaklardır. Sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olan zeytin ve zeytinyağı üretimimizin azalması sadece üreticilerimizi ve sektörü değil, tüm halkımızı olumsuz etkileyecek, iç tüketimi zora sokacaktır.

Yeni hayata geçirilmeye çalışılan bu yasal düzenlemenin ülkemizin zeytinciliğine önemli zararlar vereceği öngörülmektedir. Oysa, sağlıklı gıdanın vazgeçilmez ürünlerinin başında zeytin gelmektedir.

İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde sağlıklı beslenmenin ve gıda üretiminin ne derece önemli olduğunu bir kez daha gördük. Tüm dünya kendi tarımını korumaya ve daha fazla destekleyerek, üretimini artırmaya odaklandı. Hatta gıda milliyetçiliği yapıldı ve tarım ürünlerinde ihracat kısıtlamasına gidildi. Şimdi ise Rusya-Ukrayna savaşı devam etmektedir. Bu vahim durum tarımsal ithalat ve ihracatımızı etkilemektedir.

Tüm dünya gibi bizim de tarımsal üretimimizi korumamız, insanlarımızın gıda güvenliğini sağlamamız, sağlıklı beslenmesini ve yeterli gıdaya ulaşmasını güvence altına almamız gerekmektedir. Zeytin üretimimizi önemli derecede etkileyecek bu uygulama anlaşılır gibi değildir.

Kamu yararı için yapılacağı ön planda tutulan bu uygulamanın arka planda yapacağı etki çok çok daha büyüktür. Zeytinciliğimizin geleceğinin ve sektöre yapılan büyük yatırımların heba olmaması açısından hangi amaçla olursa olsun zeytinliklerin tahrip edilmesi önlenmeli, zeytinlikler korunmalıdır” dedi.

İlgili Haberler

Puan Durumu