Şifa Dağıtan Elleriyle Duvarları da Renklendiriyor

da1e3eb2-bc31-4b28-847a-bab399d1f5e8
Facebook
Twitter
WhatsApp

Hemşire olarak hastalara şifa olmaya çalışan Caner Işıl Teleme, mesaisinin dışında eline fırça ve sprey boyayı alarak Hatay’ın duvarlarına hayat veriyor. 6 Şubat’ın izlerini sanatla anlatan Teleme, Antakya’nın hafızasını resimlerle geleceğe taşırken özellikle çocuklar için umut dolu alanlar oluşturuyor.

Bir tarafta sağlık çalışanı kimliği, diğer tarafta sanat tutkusu… Caner Işıl Teleme, yaşamını iki farklı alanın kesişiminde sürdürüyor. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde hemşirelik eğitimi alan ve sağlık çalışanı olarak görev yapan Teleme, aynı zamanda Resim Öğretmenliği Bölümü 4. sınıfta eğitim görüyor.

Hastanede insanlara sağlık hizmeti sunan Teleme, mesai dışında ise fırçasını alıp duvarların başına geçiyor. Onun için resim, yalnızca estetik bir çalışma değil; yaşananları anlatmanın, hafızayı canlı tutmanın ve geleceğe umut bırakmanın bir yolu.

6 Şubat hayatında derin iz bıraktı

6 Şubat depremleri, Caner Işıl Teleme’nin yaşamında silinmesi zor izler bıraktı. Deprem sırasında görev başında olan Teleme, büyük felakette annesini kaybetti.

Yaşadığı acının ardından sanata daha sıkı sarılan Teleme, duygularını ve kentte yaşanan büyük dönüşümü eserlerine aktarmaya başladı. Depremin yarattığı yıkımı yalnızca binalarda değil, insanların hayatlarında da gören Teleme, sanatın iyileştirici yönünü çalışmalarının merkezine koydu.

Çocuklar için duvarlara renk kattı

Teleme’nin gönüllü çalışmalarında çocuklar önemli bir yer tutuyor.Depremde anne ve babalarını kaybeden çocuklar için gerçekleştirilecek bir etkinlik öncesinde gönüllü olarak çalışma yapan Teleme, etkinlik alanının çevresindeki duvarları kendi elleriyle resimledi.

Çocukların yaşadıkları acıların gölgesinden bir süre olsun uzaklaşabilmeleri ve kendilerini özel hissedebilecekleri bir ortamda bulunabilmeleri amacıyla yapılan çalışmalarda, duvarlar rengârenk görüntülere kavuştu.

Hatay’ın farklı noktalarında da gönüllü duvar resimleri yapan Teleme, sanatın toplumsal yaşamda birleştirici bir rol üstlenebileceğine inanıyor.

Antakya’nın hafızası duvarlarda yeniden hayat buluyor

Son dönemde “Depremzedelerin Ablası” olarak tanınan Çilem Artan’ın koordinasyon merkezinde gerçekleştirdiği gönüllü duvar çalışmalarıyla da dikkat çeken Teleme, eserlerinde Antakya’dan izler taşıyor.

Badana fırçası ve sprey boyaları ustalıkla kullanan sanatçı, duvarlara yalnızca şekiller ve renkler değil, kentin geçmişini ve yaşadığı büyük değişimi de işliyor.

Antakya’nın kültürü, mimarisi ve geçmişinden izlerin yer aldığı eserlerde 6 Şubat’ın acısı da kendisini hissettiriyor. Özellikle siyah tonların kullanıldığı bölümler, yaşanan felaketin kent hafızasındaki yerini simgeliyor.

Ancak Teleme’nin duvarlarında acının yanında umut da var.

Karanlık tonların arasından yükselen renkler, Hatay’ın yeniden ayağa kalkma çabasını ve geleceğe dair umudu temsil ediyor.

“Sanat da ruhu iyileştiriyor”

Hemşirelik mesleği sayesinde insanların bedenlerine dokunan Teleme, sanat aracılığıyla da ruhlara dokunmaya çalışıyor.

Sanatın özellikle çocukların duygularını ifade etmelerinde önemli bir araç olduğuna inanan Teleme, gönüllü çalışmalarını bu anlayışla sürdürüyor. Onun için bir duvarı renklendirmek, yalnızca fiziksel bir alanı değiştirmek anlamına gelmiyor; o alanda yaşayacak insanların duygularına da dokunmak anlamına geliyor.

Hastanede şifa dağıtan ellerini bu kez fırçaya uzatan Caner Işıl Teleme, Hatay’ın duvarlarına kendi hikâyesini de bırakıyor.

Bir yanında 6 Şubat’ın tarifsiz acısı, diğer yanında Antakya’nın kadim hafızası…

Ve bütün bu hikâyenin içinde geleceğe uzanan renkler var.

Caner Işıl Teleme, sanatını Hatay’ın yeniden ayağa kalkma mücadelesine armağan ederken, duvarları yalnızca boyamıyor; acının içinden umudu, geçmişin içinden geleceği resmediyor.

İlgili Haberler

Puan Durumu