Hatay İçin Uyarı Değil, Hazırlık Zamanı!

1ab9beca-764a-484e-b92b-81ffcd800877-740x420
Facebook
Twitter
WhatsApp

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün güçlü El Nino’ya ilişkin son açıklamaları, Hatay’da mutlaka sel yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bunu en başta doğru ifade etmek gerekir.

Ancak Hatay gibi taşkınlara zaten hassas, 6 Şubat depremlerinin ardından şehir dokusu, yol kotları, drenaj sistemleri ve yüzey akışları önemli ölçüde değişmiş bir kent için bu gelişmeler sıradan bir meteoroloji haberi olarak da görülemez.

Asıl mesele şudur:

El Nino bize afetin olacağını değil, hazırlığın ertelenmemesi gerektiğini söylüyor.

WMO’nun 3 Eylül 2026 tarihli güncellemesine göre El Nino koşulları güçlü biçimde yerleşmiş durumda ve önümüzdeki aylarda daha da kuvvetlenerek yıl sonuna doğru “çok güçlü” seviyelere ulaşması bekleniyor. Küresel tahmin merkezleri de bu koşulların Şubat 2027’ye kadar devam etme ihtimalini neredeyse yüzde 100 olarak değerlendiriyor.

Buradaki yüzde 100’e yakın oranı doğru okumak gerekiyor.

Bu oran, “Hatay’da sel olacak” ihtimali değildir.

El Nino koşullarının devam etmesine ilişkin olasılıktır.

 

Kamuoyuna yapılacak bilgilendirmelerde bu ayrım özellikle korunmalıdır. Çünkü afet yönetiminde panik de rehavet de aynı ölçüde yanlıştır.

Hatay’ı farklı kılan ise tek bir risk unsurunun değil, birçok riskin aynı coğrafyada üst üste gelmesidir.

Doğu Akdeniz’den gelen sıcak ve nemli hava kütleleri, Amanos Dağları’nın yağışı artıran orografik etkisi, kısa ve eğimli alt havzalar, Asi Nehri ve bağlı su sistemleri, kent merkezlerinden geçen dere yatakları, betonlaşmış ve geçirimsiz yüzeyler…

Bunların üzerine bir de deprem sonrasında devam eden büyük şantiyeleri, yeni yolları, dolguları, altyapı çalışmalarını ve değişen arazi kotlarını eklemek gerekiyor.

Bu nedenle Hatay’da aşırı yağışın etkisini yalnızca “kaç kilogram yağmur düştü?” sorusuyla ölçmek mümkün değildir.

Asıl soru şudur:

O su, düştükten sonra nereye gidecek?

İlgili Haberler

Puan Durumu