Antakya Kâsesi New York’ta Sergileniyor, Replikaları İnternette Satılıyo

9453798b-6775-488e-b7d4-0718f373fb92-740x420
Facebook
Twitter
WhatsApp

Dünyada “Antioch Chalice” adıyla tanınan ve New York Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilenen Antakya Kâsesi’nin replikaları, internet üzerinden koleksiyonerlere sunuluyor. İncelenen satış ilanında, reçineden üretilen kopyanın akrilik sergileme kutusu ve kitapla birlikte fiyatı 269,99 ABD doları olarak belirtiliyor.
Antakya’nın adını uluslararası sanat ve müzecilik dünyasında yaşatan Antakya Kâsesi, tarihî özelliklerinin yanı sıra ticari replikalarıyla da koleksiyon pazarında yer alıyor. Eserin görünümünden hareketle hazırlanan kopyalar, tarih ve sanat meraklılarına yönelik internet ilanlarında satışa sunuluyor.
İncelenen satış ekranında ürün, reçine malzemeden yapılmış bir replika olarak tanıtılıyor. Akrilik muhafaza kutusu ve kitapla birlikte sunulan ürün için 269,99 ABD doları talep ediliyor. İlanda teklif verme seçeneği ile “10’dan fazla mevcut” bilgisi de bulunuyor. Belirtilen fiyat, müzedeki tarihî esere değil, satışa sunulan kopyaya ait.
Yaklaşık 1.500 yıllık eser
Metropolitan Sanat Müzesi’nin kayıtlarına göre Antakya Kâsesi, M.S. 500–550 yıllarına tarihleniyor. Bizans dönemi metal işçiliğinin örneklerinden olan eserin iç kısmı gümüşten, dış gövdesi ve ayağı ise altın yaldızlı gümüşten oluşuyor.
Yaklaşık 19,6 santimetre yüksekliğindeki eser, müzenin koleksiyonunda 50.4 envanter numarasıyla kayıtlı bulunuyor. Koleksiyon bilgileri arasında “The Cloisters Collection, 1950” ifadesi yer alan kâse, müzenin Fifth Avenue binasındaki 300 numaralı galeride sergileniyor.
Dış yüzeyindeki figürler dikkat çekiyor
Kâsenin dış bölümünde üzüm asmalarının çevrelediği insan, kuş ve hayvan figürleri bulunuyor. Yüksek arkalıklı koltuklarda oturan ve ellerinde tomar tutan 12 insan figürü, eserin dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor.
Müzenin açıklamasında iki figürün İsa tasviri olarak yorumlandığı, diğerlerinin ise havariler veya klasik çağ filozofları olabileceği belirtiliyor. Bu farklı yorumlar, eserin bezemelerinin sanat tarihi açısından taşıdığı araştırma değerini gösteriyor.
Antakya adıyla dünya çapında tanınıyor
Kâseye ilişkin tarihî yayınlarda, eserin 1910 yılında Antakya’da bulunduğu anlatılıyor. The New Yorker dergisinin Temmuz 1933 tarihli yazısı da bu anlatıya yer veren dönem kaynakları arasında bulunuyor.
Bununla birlikte Metropolitan Sanat Müzesi, buluntu yerine ilişkin farklı değerlendirmeleri de aktarıyor. Eserin, Antakya’nın güneydoğusundaki Kaper Koraon’da bulunan Aziz Sergios Kilisesi’yle bağlantılı bir hazine grubuna ait olabileceği görüşü bunlardan biri. Dünya çapında Antakya Kâsesi adıyla tanınan eserin kökeni ve kullanım amacı üzerine bilimsel değerlendirmeler sürüyor.
Kadeh mi, kandil mi?
Eser, uzun yıllar dinî törenlerde kullanılan bir kadeh olarak değerlendirilmiş olsa da müze, biçiminin 6. yüzyıla ait ayaklı yağ kandillerine benzediğini belirtiyor.
Bazı ticari ilanlarda kullanılan “Kutsal Kâse” tanımlaması ise doğrulanmış bir tarihî bilgi değil. Müzenin açıklamasına göre eserin, İsa’nın Son Akşam Yemeği’nde kullandığı kap olduğu iddiası kanıtlanmış bulunmuyor.
Antakya Kâsesi, bugün bir yandan müze ziyaretçilerinin karşısına tarihî bir eser olarak çıkarken, diğer yandan replikaları aracılığıyla uluslararası koleksiyon pazarında yer alıyor.
Fotoğraf altı: Antakya Kâsesi’nin reçineden üretilen replikası, incelenen ilanda akrilik sergileme kutusu ve kitapla birlikte 269,99 ABD dolarına sunuluyor.

İlgili Haberler

Puan Durumu