Soru:Namazımın rekatlarında şüphe ediyorum. Ne yapmam gerekir?
Cevap:Evvela şu bilinmeli ki yerine getirdiğimiz ibadetler şüphelerden beri olmalıdır. Bir kimse, kıldığı namazın rekatlarının 1. rekat mı, 2. rekat mı olduğunda şüphe etse ve bu şüphe ömründe ilk defa meydana gelse o namazı yeniden kılması gerekir.
Bu kimse, rekat konusunda daha önce de şüpheye düştüyse kalben araştırma yapar ve karar verir. Namazı yeniden kılması gerekmez. Şüpheyle kıldığı namazların sonunda sehiv secdesi yapar. Namazı tamam olur.
Örnek; Zaman zaman rekat konusunda şüphe eden bir kimse, sabah namazını bir mi, iki mi kıldım diye şüphe etse ve kalben bir rekat kıldığına karar verse, ona bir rekat daha ekler ve sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer kalben karar veremezse azını kabul eder ve bir rekat daha ekler. Yalnız 1. rekatta da tahiyyata oturur. Çünkü, iki rekat kılma ihtimali de vardır ve sehiv secdesiyle sabah namazını tamamlar.
Soru:Namaz içinde bazen düşünce daldığım oluyor. Bu durumun namazıma bir zararı var mıdır?
Cevap:Duruma göre değişir. Düşünce bir rükün zamanı kadar olursa sehiv secdesi vacip olur. Bir rükün miktarı üç defa “ Sübhanallah “ diyecek kadar zaman geçmesidir. Mesela; namaz kılan biri Fatiha’dan sonra hangi sureyi okusam diye düşünceye dalsa veya kaç rekat kıldığında tereddüt edip, tefekküre dalsa sehiv secdesi gerekir. Dünyevi düşünceler sehiv secdesini gerektirmez. Namazın farz ve vaciblerini eda esnasındaki düşünceler de zarar vermez. Tabiki böyle düşünceler namazın huşusunu zedeler.
Soru : İmsaktan hemen sonra sabah namazını kılabilir miyim? Tan yerinin ağarması ne zamandır?
Cevap : İmsak, fecr-i sadık ve tan yerinin ağarması kavramları aynı manadadır. İmsak gecenin bittiği, yatsı namazının vaktinin çıktığı andır. İmsak, oruç tutan için yemenin, içmenin ve cinsel birleşmenin bittiği zamandır. Diyanet İşleri Başkanlığının hazırlamış olduğu takvimlerde imsak vakti tesbit edilmiştir. Ramazan’da sabah ezanları da fecr-i sadıkta yani imsakta (tan yeri ağarınca) okunur. Ezan duyulmamış veya okunmamış olabilir. Ama sabah namazı vakti girmiştir. Bir kimse sabah namazını imsaktan güneş doğuncaya kadar ki zaman diliminde kılabilir.
Tan yerinin ağarması imsaktır, fecr-i sadıktır.
Soru : Ben sanayide çalışıyorum. İş elbiselerimle namaz kılabilir miyim?
Cevap : Namaz kıldığımız yerin, elbisemizin ve vücudumuzun necasetten (namaza engel pisliklerden) temiz olması farzdır. Kendisiyle namaz kıldığımız İş elbisesinde boya, yağ, toz, çamur gibi dinimizin necaset saymadığı şeylerin bulunması namaza engel değildir. Böyle iş elbiseleriyle namaz kılmanın mahzuru yoktur. Bununla birlikte
Camiye gideceğimiz zaman en temiz elbiselerimizi giymemiz dinimizin tavsiyesidir.
Soru:Ayağımıza giydiğimiz mestlerin üzerine mesh etmenin müddeti ne kadardır? Bu müddetin başlangıçı ne zamandır?
Cevap:Bu müddet, mukim olan biri için bir gündür, yani 24 saattir. Seferde olan yolcu ve misafirler için ise üç gündür, yani 72 saattir.
Bu müddetin başlangıcı ayaklara giyilen mestlerin giyilme anından itibaren değil ayağa giyildikten sonra abdestin ilk bozulmasıyla başlar. Yoksa mestler üzerine ilk mesh etmekle başlamaz.
Bu müddet ( 24 , 72 ) dolduğunda eğer kişi abdestli ise sadece mestlerini çıkarır ayaklarını yıkar ve ibadetlerini yapar. Yok eğer müddet dolduğunda abdestsiz ise ayaklarını da yıkayarak tam abdest alır.
Soru:Rüyamda “Hasta olan kızım iyileşirse bir kurban keseceğim.” diye adak adadım. Kızımda şimdi iyileşti. Adağımı yerine getirmem gerekir mi?
Cevap:Hayır, gerekmez. Rüya İslam’da hüccet (delil) sayılmaz. Rüya, Peygamberler için bağlayıcı delil iken diğer insanlar açısından herhangi bir konuda bağlayıcılığı yoktur. Bu yüzden rüyada yapılan nezirden (adaktan) dolayı kurban kesmek vacip değildir.
Soru:Öğlen namazını kılarken sayı belirtmem, yani “ Niyet ettim Allah rızası için bugünkü öğlen namazının 4 rekat olan farzını kılmaya “ diyerek niyet etmem gerekir mi?
Cevap:Hayır, gerekmez. Hiç bir namazın rekat sayısını niyet ediyorken belirtmek şart değildir. Gerekmez de. Namazları 2-3-4 rekat, diyerek niyetlerde sınırlamamak daha uygun olur. Allah u Teala’nın rahmet ve sevabı çoktur. Sevabını Allah’tan umduğumuz namazlarımıza O, kat kat sevap verebilir.
Cemaatle kılıyorken “ uydum imama “ da dememiz gerekir.













