Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap..

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Soru :Hangi bariz kusurlar hayvanın kurbanlık olmasına engeldir?

Cevap :- Hastalığı açık olan,

– Çok zayıf olan,

– Kurban edileceği yere gidemeyecek kadar topal olan,

– Bir veya iki gözü kör olan

– Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kesilmiş olan,

– Koyunda bir, sığırda iki meme ucu kopuk olan, (ister doğuştan, ister sonradan memelerinin yarısı olmayan kurban olmaz. Ayrıca hastalıktan dolayı memelerinin yarısının sütü kesilen hayvan da kurban olmaz. Ama hastalık olmadan sütü kesilmişse mahzuru yoktur.)

– Kulağının yarıdan fazlası kesik olan,

HAYVANLAR KURBAN OLMAZ.

 

Soru : Kurbanımızın dersini veya bazı parçalarını kesen kimseye kesim ücreti olarak verebilir miyiz? Kişi kurbanı bir parçası eksik olarak satın alabilir mi? Ya da kurbanın bir parçasını satabilir mi?

Cevap : Hayır, kurbanın bir parçasının kesim ücreti olarak verilmesi caiz değildir. Kasabın kesim ücreti alması caizdir. Çünkü kesme fiili ibadet değildir. Şimdiye kadar kesim yapana, kesim ücreti yerine hayvanın deri vb. bir parçasını verdiysek, kıymetini fakirlere vermemiz gerekir.

Kurbanı satın alınca da tamamına malik olmamız gerekir. Satan kimse dese ki; “başı vs. bende kalmak şartıyla bu kurbanlığı satıyorum“ alan da bunu kabul ederek satın alsa bu caiz olmaz. Kişi kurban niyetiyle tamamını satın alır.

Kurban sahibinin kurbanlığın herhangi bir parçasını satarak menfaat temin etmesi caiz değildir. Ama kendisi kullanabilir. Hayır olarak, inandığı ve güvendiği şahıs veya kurumlara bağış yapabilir.

 

Soru :1-Mukim birisi seferi mesafede bir yerde vekalet yoluyla vacib kurbanı kesmesi caiz midir?

2-Bayram günü seferde olan birisi, kurbanını burada kesmiş olsa ve bayramın üçüncü gününde mukim olsa yani kendi evine dönse tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap :1- Evet, caizdir. Çünkü burada önemli olan kurbanın kesildiği yer değil, kurban kesen mükellefin mukim mi yoksa misafir mi  olduğudur. Bundan dolayı mukim birisi vekalet yoluyla Türkiye’de ve ülke dışında kurbanını kestirmesi  caizdir.

2- Hayır, gerekmez. Bayram günlerinde misafirlikte olan birisi kurbanını burada kesmişse, mukim olduğu zaman tekrar kurban kesmesi gerekmez.

 

Soru : Benim maddi durumum çok iyidir. Bir koçu kurban keseceğim. Hanımımın ve oğlumun mal varlıkları yoktur. Bu koç hepimize yeter mi? Onların da kurban kesmeleri gerekir mi?

Cevap : Küçükbaş bir hayvan,  yani bir koç, bir keçi ya da bir koyun, bir kişi için kesilir. İslam’da ferdi mülkiyet esastır. Kurban, zekat ve hac zengin için yerine getirilmesi şart olan ibadetlerdir. Koca, aldığı maaşla veya kazançla evin nafakasını temin ediyor ve elinde bir kurban parası bile kalmıyor ise kurban kesmesi gerekmez. Ben kesmezsem komşular ne der, diye borç kurban alıp kesmesi uygun değildir. Hanımefendi ise miras, mehir vb. yollarla mal varlığı var ise kurban kesmesi vaciptir. Yani bir evde fertlerden hangisi zenginse o kurban keser. Karı – koca ikisi de zenginse ikisi de kesmelidir. Hanım zenginse hanım, koca zenginse koca keser. Bir evde bulunan oğul veya kızların nafakası babaya aittir. Ama kendine ait mal varlığı olan, zengin oğul veya kızın kendileri için kurban kesmeleri vaciptir.

 

Soru : Kurbanlık ve eti yenen hayvanların (koyun, koç, sığır vs.) nerelerini yemek caiz değildir?

Cevap : Bu hayvanların 7 yerini yemek caiz değildir. Bunlar;

1- Akan Kan.

2- Yumurtaları.

3- İdrar Aleti.

4- Safra Kesesi.

5- Bezeleri (Guddeleri).

6- Dişi Hayvanın Önü.

7- İdrar Kesesi.

Bunları yemek helal değildir.

Ayrıca özellikle köylerimizde eti yenen hayvanlardan çöplüklerde necaset yiyen ve eti kokan hayvanları yemek uygun değildir. Temiz şeylerle besleyip, kokusu giderilirse yemek caiz olur. Böyle necaset yiyen hayvanlardan tavuk vb.lerini  3 gün, koyun vb. lerini  4 gün, sığır vb. lerini 10 gün necasetli yerden uzakta, temiz yiyeceklerle beslemek gerekir.Tabii Veteriner Hekimlerin bu konudaki tavsiyelerine de uymak gerekir.

 

Soru: Yaramdaki akıntı iki gündür devam ediyor. Öğleden önce aldığım abdestle, vaazı dinlemek ve namazı kılmak için camiye gidebilir miyim?

Cevap: Evet, bu abdestle öğle/cuma vakti girmeden camiye gidip vaaz dinler ve yeniden abdest almadan cuma/öğle namazı kılınabilir.

Bir namaz vakti içinde akıntı gibi vb. durum abdest alıp namaz kılacak bir süre boyunca kadar kesilmiyorsa, bu kimse özür sahibi sayılır. Bundan sonraki her vakitte, bir defa bile bu durumun tekrarı özür halinin devamı demektir. Özürlüler, öğle vakti hariç, her namaz vakti girince yeni abdest almalıdır. Namaz vaktinin çıkmasıyla abdest bozulur. Yeni abdestle o vakit içerisinde dilediği namazları kılabilir.

Güneş doğmakla özür sahibinin abdesti bozulur.

Güneşin doğmasıyla öğle namazı vakti arası mühmel (farz/vacib kılınmayan) vakittir. Onun için bu vakitte aldığı abdestle öğle ezanı okunmadan camiye gidip vaaz dinleyebilir ve Cuma/Öğle namazını kılabilir.

İlgili Haberler

Puan Durumu