Türkiye Narenciyede Üretiyor Ama Kazanamıyor!

505406332_4173245412898839_7512093667234975957_n-e1765469980589-740x420
Facebook
Twitter
WhatsApp

Hatay İnşaatçılar ve Boyacılar Odası Başkanı Mehmet Alakuş, Türkiye’nin yıllık 5 milyon tonluk narenciye üretim kapasitesine rağmen üreticinin derin bir kârlılık krizi yaşadığını belirterek, çözümün tarıma dayalı sanayileşmenin hızla güçlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

Türkiye’nin 2024 yılında 5 milyon tona yakın narenciye üretip, bunun 1,639 milyon tonunu ihraç ederek 1,046 milyar dolar gelir elde ettiğini hatırlatan Alakuş, “Bu kadar güçlü üretim potansiyeline rağmen üretici kazanamıyor. Maliyet baskısı ve piyasa dengesizliği üreticiyi ayakta duramaz hâle getiriyor” dedi.

BAHÇE ÇIKIŞ FİYATI 3–5 TL’YE DÜŞTÜ, ÜRÜN DALDA KALMA RİSKİ ARTTI

Adana ve Hatay başta olmak üzere bölgede mandalina hasadının gecikmesi, işçilik ve lojistik maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle ürünün %10–20’sinin dalında kalma riski bulunduğunu söyleyen Alakuş, bahçe çıkış fiyatlarının 3–5 TL bandına kadar gerilemesinin üreticiyi büyük bir çıkmaza sürüklediğini ifade etti.

Artan gübre, ilaç, enerji ve işçilik maliyetleri ile soğuk hava deposu yetersizliğinin üreticinin yükünü katladığını vurgulayan Alakuş, “Birçok üretici artık bırakın kâr etmeyi, maliyetlerini dahi karşılayamıyor. Bu durum narenciye üretiminden çekilme eğilimini hızlandırıyor” dedi.

“GERÇEK KAZANÇ İŞLEME TESİSLERİNDE”

Narenciyenin büyük bölümünün hâlâ taze veya dökme olarak satıldığını belirten Alakuş, meyve suyu, konsantre, reçel, marmelat, kurutulmuş ürünler ve citrus oil gibi yüksek katma değerli ürünlerin payının düşük kalmasının Türkiye’nin gelir potansiyelini sınırladığını ifade etti.

Alakuş, Hatay ve Doğu Akdeniz genelinde şu yatırımların kritik önem taşıdığını söyledi:

Narenciye işleme, paketleme ve kurutma tesisleri

 

Soğuk hava depoları

Meyve suyu ve konsantre fabrikaları

Kabuk işleme ve citrus oil üretim tesisleri

Bu yatırımların devlet teşvikleri, düşük faizli krediler ve orta vadeli stratejik planlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“ÜRETİCİ BİRLİKLERİ PAZAR GÜCÜ KAZANDIRMALI”

Üreticilerin kooperatifler etrafında örgütlenmesinin pazarlık gücünü artıracağını söyleyen Alakuş, ortak marka ve coğrafi işaret çalışmalarının Hatay narenciyesini hem iç hem de dış pazarda güçlendireceğini dile getirdi.

“YENİ TARIM POLİTİKASINA ACİL İHTİYAÇ VAR”

Alakuş, iklim ve afet risk yönetimi, üretim planlaması, girdi maliyetlerini dengeleyen destekler ve tarım sigortası mekanizmalarını kapsayan yeni bir tarım politikasının zorunlu hale geldiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Türkiye, narenciyede sahip olduğu yüksek üretim gücünü ekonomik avantaja dönüştürmek istiyorsa tarıma dayalı sanayileşmeyi hızlandırmalı, üreticinin maliyet yükünü azaltan politikaları hayata geçirmeli ve özellikle Hatay ile Doğu Akdeniz’in işleme-paketleme altyapısını güçlendirmelidir.”

Narenciyenin yalnızca bölgenin değil, Türkiye’nin de stratejik tarım ürünlerinden biri olduğunu belirten Alakuş, sürdürülebilir bir üretim modeli çağrısında bulundu.

İlgili Haberler

Puan Durumu