Özalp: “Aristo, Sokrates ve Platon Olmazsa Uyuyamam”

Facebook
Twitter
WhatsApp

Evi aynı zamanda sanat atölyesi olan ve Dünyanın en önemli dergilerinden Time Dergisine ve National Geographic dergisine konu olan Abdullah Özalp, 55 senedir taşı sanata dönüştürüyor.

Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde mermer, kalker, turkuaz, onist ve gümüş cevher taşlarını kullanarak binlerce yıllık düşünürlerin heykel tıraşlarını yapan Abdullah Özalp‘i Harbiye’de ziyaret ettik ve
yeryüzündeki son antik roma heykel atölyesinde antik roma heykelciliğinin son temsilcisi Abdullah Özalp, sorularımızı keyifle cevapladı.

Kendinizi tanıtır mısınız, bu sanata nasıl ve ne zaman başladınız?

1954 Antakya Harbiye doğumluyum. Benim yaptığım bu iş baba mesleğidir. Bizim babalar, dedeler, atalar hattattır. Ama günümüzün hattalarında değillerdi. Arapça olarak yazılan eski kitapları kendi yaptıkları kamış ve mürekkeple profesyonel olarak uygularlarlar ve ekmek yerlermiş. Dolayısı ile gün gelmiş para yetmemiş ve arayışa girmeleri sonucunda bulunduğumuz noktaya geldim. 10 yaşında merakla başladığım heykelcilikte kendimi her geçen gün geliştirdim.

Şu an burada neler üzerinde çalışıyorsunuz, yapıyorsunuz?

Anadolu’da, Antik çağda yaşamış medeniyetlerden objeler, imparatorlar, düşünürler, tanrılar ve tanrıçalar üzerinde çalışıyorum.

Bir heykeli ortaya çıkarmak ne kadar zamanınızı alıyor?

Burada gördüğünüz bir heykelin ne kadar sürede ortaya çıktığını söylemek mümkün değil. Her heykelin kendine özgü bir zamanı, yapım süreci var. Kimisi bir iki ay sürerken kimisi bir, iki saat sürüyor.
Kaç senedir bu sanat ile ilgileniyorsunuz?
Ben 65 yaşındayım ancak bana söylediklerine göre 120, 130 yıldır çalışıyorum. Bende şaşırıyorum nasıl oluyor diye ama 10 yaşından beri çift mesai cumartesi pazar dahil çalışıyorum ortaya bu sonuç çıkıyor. (gülüyor) Evim aynı zamanda atölyem buradan başka bir yerde uyuyamam daha doğrusu Aristo, Sokrat ve plato olmazsa uyuyamam.

Atölyeye çevirdiğiniz evinize sizleri ziyarete gelen bir çok kıymetli isim olmuş, onlardan bahseder misiniz?

Bir çok ülkeden, şehirden ziyaretimize gelen insanlar oluyor. Bunların yanında, spor, sanat, siyaset dünyasının kıymetli isimlerini de atölyem de ağırladım. Hatta söylemek isterim ki Bedri Rahmi Eyüboğlu son şiirini bana ithaf ettti.

Ailenizde ve ya yakın çevrenizde sizden sonra sanatınızı devam ettirecek kimse var mı, ya da yetiştiriyor musunuz?
Ben birkaç yıl öncesine kadar yaptığım işi zaanat zannediyordum. Ancak burada on sene çalışıp bir şeyler ortaya çıkaramayan, illallah eden kişileri gördükten sonra anladım ki benim yaptığım sanatmış. Hatta sanattan da öte bir şey. Biz nü yapmıyoruz venüs yapıyoruz.

Yaptığınız eserlere yurt dışından ve yurt içinden ilgi nasıl ?
Amerika’ya, Almanya’ya, Japonya ve daha bir çok ülkeye Hitit, Asur, Roma, Bizans ve daha bir çok döneme ait baş heykellerin kopyasını sattım ve satıyorum. O ülkelerden gelerek müze olarak gördükleri evimi gezip burada zaman geçirip ürün alan insanlar da oluyor. Şehrimizde heykelden anlayan insanların gelerek ziyarette bulunması da beni mutlu ediyor.

İlgili Haberler

Puan Durumu