Geçen hafta köşe yazımızda mevsim geçişlerinin çilesi olan alerjik rinitten ve doğru müdahale edilmediğinde yol açabileceği kulak sorunlarından bahsetmiştik. Bu hafta ise yine çok sık karşılaşılan, kulak sağlığımızı sinsi bir şekilde tehdit eden ve mahallede, kahvede çoğunlukla “Kulağım akıyor, pamuk tıkar geçerim” diyerek geçiştirilen çok daha ciddi bir meseleyi masaya yatırıyoruz: Kronik Otit, yani halk arasındaki adıyla müzmin (kronik) orta kulak iltihabı.
Birçoğumuz çocukken ya da soğuk algınlığı sonrasında şiddetli bir kulak ağrısı yaşamışızdır. O ani başlayan, zonklayan ağrılar akut iltihaptır ve genellikle ilaçla çabucak geçer. Ancak kulaktaki iltihap tam olarak kurumazsa, kulak zarındaki delik 2-3 aydan uzun süre kapanmazsa ve sinsi bir şekilde tekrarlayan akıntılar başlarsa, hastalık artık kronikleşmiş demektir. İşin en tehlikeli yanı da budur: Kronik otit, akut iltihap gibi şiddetli ağrı yapmaz. Ağrı olmayınca da hastalarımız “Önemli bir şey yok” diye düşünüp doktora gitmeyi erteler. Oysa o sessiz akıntı, arka planda işitme sağlığımızı fare gibi yavaş yavaş kemiren bir düşmandır.
Kronik otit sadece rahatsız edici bir akıntıdan ibaret değildir. Kulak zarındaki delik ve orta kulaktaki sürekli iltihap, zamanla oradaki küçük kemikçiklerin erimesine yol açar. Bu da kalıcı işitme kaybına ve kulak çınlamasına neden olur. Daha da kötüsü, kronik otitin bazı türlerinde (kolesteatomlu otit) iltihap, çevre kemik dokuları eriterek ilerler. Bu durum yüz felcine, iç kulak iltihabına (labirentit) bağlı şiddetli baş dönmelerine ve hatta beyin apsesi, menenjit gibi hayati tehlike arz eden çok ciddi komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Yani komşular, “Kulağım akıyor” deyip geçmek, farkında olmadan çok büyük riskleri göze almaktır.
Peki, bu sinsi hastalıktan kurtulmak ve kulak sağlığımızı korumak için ne yapmalıyız?
Tıbbi Çözüm: Tek Çare Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Eğer kulağınızda haftalarca, aylarca süren kokulu/kokusuz akıntı, işitme azlığı veya dolgunluk hissi varsa hiç vakit kaybetmeden bir KBB uzmanına görünmelisiniz.
* İlaç Tedavisi (Kurutma Dönemi): Doktorunuz öncelikle kulaktaki aktif iltihabı ve akıntıyı kurutmak için özel damlalar ve antibiyotik tedavileri uygular. Kulak mikroskop altında temizlenir.
* Cerrahi Müdahale (Kalıcı Çözüm): Kronik orta kulak iltihaplarının ve kulak zarı deliklerinin çok büyük bir kısmında kalıcı çözüm ameliyattır (Timpanoplasti / Miringoplasti). Bu ameliyatla kulak zarındaki delik kapatılır, varsa eriyen kemikçikler onarılır ve iltihaplı dokular temizlenir. Böylece hem işitme korunur hem de beyne giden enfeksiyon yolları tıkanmış olur.
Evde ve Günlük Hayatta Kulak Kalkanı Oluşturun
Doktor tedavisinin yanı sıra, kronik otit hastalarının hayat boyu uyması gereken altın kurallar vardır:
* Kulağınızı Kesinlikle Sudan Koruyun: Kulak zarı delik olduğu için banyo yaparken, saç yıkarken veya denize/havuza girerken orta kulağa su kaçması iltihabı anında azdırır. Banyo yaparken kulak deliğinize vazelinli pamuk yerleştirin ya da eczanelerde satılan özel silikon kulak tıkaçlarını kullanın.
* Kulak Çubuğu Kullanmayı Bırakın: Kulak temizleme çubukları veya kibrit, tığ gibi yabancı maddeleri kesinlikle kulağınıza sokmayın. Bu maddeler kulak zarına daha çok zarar verir ve dışarıdaki mikropları doğrudan orta kulağa taşır.
* Burnunuzu Sert Sümkürmeyin: Grip veya nezle olduğunuzda burnunuzu iki deliği birden kapatarak sertçe sümkürmeyin. Bu basınç, genizdeki mikropları kulak tüpü (öztaki) vasıtasıyla doğrudan orta kulağa iter. Burnunuzu her seferinde tek bir deliğini kapatarak, nazikçe temizleyin.
* Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarına Dikkat Edin: Alerjiniz veya sinüzitiniz varsa mutlaka tedavi ettirin. Çünkü burun ve geniz sağlığı, kulak sağlığının doğrudan aynasıdır.
Sağlık, ihmal edildiğinde geri kazanılması en zor olan hazinedir. “Ağrımıyor nasıl olsa” diyerek kulağınızın çığlığına kulak tıkamayın. İşitme kaybı yaşamadan, daha ciddi sorunlarla karşılaşmadan bir KBB uzmanına görünün.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye olarak kabul edilmemelidir ve herhangi bir sağlık sorunu için bir uzman doktora danışılmalıdır.













