Kara: “Deprem, Vahşi Madencilik İçin Bahane Oldu”

Facebook
Twitter
WhatsApp

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Yayladağı ilçesinde faaliyet gösteren taş ve maden ocakları ile beton santrallerinin çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bölgedeki tesislerin denetlenmesi çağrısında bulundu. Kara, “Deprem bahanesiyle şehrimizin bir maden sahasına dönüştürülmesine göz yummayacağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Yayladağı ilçesinde faaliyet gösteren ve çevre kirliliğine neden olduğunu öne sürdüğü taş ocakları, maden ocakları ve beton santralleriyle ilgili yazılı basın açıklaması yaptı.

Kara, Hatay’da özellikle deprem sonrası yeniden inşa süreci gerekçe gösterilerek çok sayıda taş ve maden ocağı ile beton santralinin faaliyete geçirildiğini belirterek, bu tesislerin yeterli denetim yapılmadan çalıştırılmasının ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü savundu.

“Yayladağı’nda 75 tesis projesi bulunuyor”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ÇED duyuru veri tabanına dikkat çeken Kara, Yayladağı sınırları içerisinde 75 tesis projesinin hazırlandığının görüldüğünü belirtti.

Bu projelerin 34’ünde ÇED sürecinin işletilmediğini veya “ÇED gerekli değildir” kararı verildiğini ifade eden Kara, özellikle Yukarıokçular Mahallesi’nin çevresel tahribat açısından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kara’nın verdiği bilgilere göre Yukarıokçular Mahallesi’nde ÇED onayı aranmayan 9 kirletici tesis faaliyet gösteriyor. Söz konusu tesislerin Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile belediyelere ait olduğunun görüldüğünü belirten Kara, proje planları üzerinden yaptığı değerlendirmede, mevcut tesislerdeki kapasite artışları da dikkate alındığında bölgede yıllık yaklaşık 10 milyon ton cevher ve pasa çıkarılmasının öngörüldüğünü ileri sürdü.

“Tek bir mahallede milyonlarca ton cevher çıkarılması endişe verici”

Bu ölçekteki üretimin dar bir bölgede gerçekleştirilmesinin çevre ve insan sağlığı açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade eden Kara, bazı tesislerin faaliyet sürelerinin 15 ila 28 yıl arasında planlandığını belirtti.

Kara, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Tek bir mahallede milyonlarca ton cevher çıkarmanın çevreye ve insan sağlığına vereceği zarar konusunda ilgililer herhangi bir kaygı duymuyor mu? Geçim kaynaklarımızın, topraklarımızın, meralarımızın, mahallelerimizin ve geleceğimizin milyonlarca ton madenin altına gömülmesine göz yummayacağız.”

 

“Vatandaşlar hava kirliliğinden ve sağlık sorunlarından şikâyetçi”

Bölge sakinlerinden kendilerine çok sayıda şikâyet ulaştığını belirten Kara, vatandaşların özellikle hava kirliliği, hayvancılığın gerilemesi, zeytin üretimindeki düşüş ve solunum yolu hastalıklarındaki artıştan yakındığını ifade etti.

Kara, geçmişte bölgede binlerce küçükbaş hayvanın beslendiğini, ancak bugün hayvan varlığının büyük ölçüde azaldığının vatandaşlar tarafından kendilerine aktarıldığını söyledi.

Taş ve maden ocaklarının neden olduğu trafik yoğunluğu, hava kirliliği ve dinamit kullanımından kaynaklandığı öne sürülen sarsıntılarla ilgili son üç yıldır çeşitli platformlarda girişimlerde bulunduklarını kaydeden Kara, yetkililere daha güçlü denetim çağrısı yaptı.

“Deprem, vahşi madencilik için bahane oldu”

Kara, taş ve maden ocakları ile beton santrallerinin açılmasının deprem sonrası yeniden inşa sürecinde ortaya çıkan ihtiyaçlarla gerekçelendirildiğini ancak deprem sonrası acil dönemin geride kaldığını savundu.

Yukarıokçular çevresindeki bazı tesisler için 15 ve 28 yıl gibi uzun faaliyet sürelerinin öngörüldüğünü belirten Kara, “Depremin akut dönemi geride kaldığına, konutlar büyük ölçüde tamamlandığına göre bu madenlerin ve beton santrallerinin faaliyetleri daha ne kadar devam edecek?” diye sordu.

Kara, açıklamasının sonunda ilgili kurumları göreve çağırarak, çevresel etkileri bulunan tesislerin etkin biçimde denetlenmesini ve gerekli görülmesi halinde faaliyetlerinin durdurulmasını istedi.

“Deprem bahanesiyle şehrimizin bir maden sahasına dönüştürülmesi mi düşünülüyor? Deprem, vahşi madencilik için bir bahane oldu. İlgili kurum ve kuruluşlar, bu vahşi madenciliği denetlemek, gerekiyorsa durdurmak için bir an önce harekete geçmelidir.”

İlgili Haberler

Puan Durumu