Hatay Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ali Parlak Hatay’da edebiyat, kültürel ve sanatsal etkinliklerle ilgili ve kendisinin edebi yolculuğu hakkında bilgiler verdi.
Şiir, edebiyat ve kültürel faaliyetlerle uğraşmaya lise yıllarında başladığını belirten Ali Parlak, Antakya merkezli olmak üzere faaliyetlere başladığında ilk faaliyetinin 1994 yılında ilk şiir kitabını yayınlayarak, Türk ve İslam coğrafyasında yaşanan zulümleri anlatmaya çalıştığı “Zulme Susmak İhanettir” isimli kitabını yayınladığını dile getirdi. Edebi yolculuğunda edebiyatın, şiirin ve kültürel etkinliklerin birçok alanına temas eden Parlak, 1997 yılında Gökçekimi dergisi , 2003 yılında Türkmence Türküler adlı şiir kitabı, 2005 yılında Türkmence dergisini çıkartarak, Hatay’da edebi faaliyetlerin canlanmasına destek olduklarını belirtiyor.
YAŞAYAN DEĞERLERE YAŞARKEN DEĞER VERMEK
2005 yılında yayınlanan Türkmence dergisinin çok güzel işler yaptığını dile getiren Parlak, Türkmence dergisinde Mehmet Akif Ersoy, Cemil Meriç, Dilaver Cebeci, Abdurrahim Karakoç, gibi usta kalemlere özel sayılar hazırlayarak hem bu kişilerin daha fazla tanınmasını sağladıklarını hem de yaşayan ve vefat eden değerleri andıklarını belirten Parlak “Geriye dönüp baktığımızda Hatay’a ait değerleri, kültürel varlıkları, Hatay’ın bilinmeyen değerlerini dergide işledik. Hatay’ın da bilinmeyen değerleri vardı, Ali Yüce, Mehmet Turan Yarar gibi kıymetli isimleri dergimizde işlemeye ve bu değerleri anlatmaya çalıştık” şeklinde konuştu. “Hatay’da birçok yerel ve ulusal etkinlikleri, söyleşileri daha fazla kişiye ulaştırmak ve kalıcı olmak adına arkadaşlarıyla birlikte 2013 yılında Hatay Şairler ve Yazarlar Derneği’ni kurduklarını vurgulayan Parlak, dernek bünyesinde şiir yarışmaları, şiir akşamları gibi birçok etkinliği düzenleyerek taşrada edebiyatı, kültürel faaliyetleri canlandırmaya çalıştıklarını vurguladı.
ŞAİRİN YAZDIĞINI YİNE ŞAİR OKUYOR
Türkiye’nin en güneyi Hatay’da şiirle, edebiyatla ve kültürel faaliyetlerle uğraşmanın mutluluk ve gurur verici olduğunu fakat halk tarafından yeterli ilgiyi görmediğini dile getiren Parlak “Antakya merkezi esas alarak söylemem gerekirse bu tür kültürel ve sanatsal faaliyetlerin karşılığını yeterince alamıyorsunuz, bu açıdan hayal kırıklığına açık bir kent burası. Siz bir şeyler yapmak istersiniz, o bıraktığınız iz çok karşılık bulmaz, belki diğer şehirlerde de böyledir ama ben geri dönüt olarak Hatay’da bunu gördüm. Önceleri bir panel ve sempozyum için birilerini davet ettiğinizde gönüllüler gelirdi sayısı pek fazla olmasa da. Şimdi yapılan etkinliklerde sahnedeki ile izleyen arasında bir uçurum var, iletişim bir türlü sağlanamıyor. Gönülsüz gelen de var gönüllü gelse de hatır için gelip geri giden var. Kalanlar da elinden cep telefonunu düşürmüyor. Bu yüzden sahnedeki kişi de rahatsız oluyor. Yerel bağlamda şiirle ve edebiyat ile uğraşan sayısının az olduğunu vurgulayan Parlak; Bugün şairin yazdığını yine şair okuyor karşılığı olmuyor, fakat bu bizi yıldırmıyor, pes etmeden yazmaya ve üretmeye devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.













