Bir zamanlar bu şehrin, hafta sonlarını peşinden sürükleyen bir Hatayspor’u vardı…
Bugün ise o takımın eski günlerinden eser kalmadı. Kendi enkazının altında can çekişiyor.
Ve belki de en acısı…
Bu çöküşü herkes görüyor.
Kimileri susuyor…
Kimileri konuşuyor…
Ama hiç kimse gerçek anlamda harekete geçmiyor.
“Hatayspor yok oluyor.”
Herkes izlemekle yetiniyor.
Çözüm üretmek yerine mazeretler sıralanıyor.
Sorumluluk almak yerine karşılıklı suçlamalar yapılıyor.
Böyle devam ederse, Hatay’da yetişen yeni nesil Hatayspor’un varlığını bile bilmeyecek.
Kimse elini taşın altına koymaz, ortak bir çözüm bulunmazsa;
Hatay’da yine sadece İstanbul takımları konuşulacak…
Hatayspor unutulacak..
Ve her geçen gün biraz daha sahipsiz bırakılacak.
Hatayspor’u önce asrın felaketi olan deprem vurdu.
Ancak ne yazık ki kulübü asıl yıpratan, sonrasında yaşanan yönetim zafiyetleri ve alınan yanlış kararlar oldu.
Kulüp her geçen gün borç batağına sürüklenirken;
Hatayspor küçüldü…
Umutlar tükendi…
Hayaller söndü.
Bugün Hatay’da artık başarı hikâyeleri değil, felaket senaryoları konuşuluyor.
Başarısızlığın fotoğrafı çiziliyor.
Oysa Hatayspor geçmişte 2. Lig’i de gördü…
3.Lig’i de gördü…
Yokluğu da gördü.
Ama hiçbir dönemde bugünkü kadar sahipsiz, çaresiz ve sessiz bırakılmadı.
İşte insanın yüreğini en çok yakan gerçek de budur.
Artık geriye bakmak istemiyoruz.
Bugün açıklama değil…
Masal değil…
Gerçek istiyoruz.
İcraat istiyoruz.
Çünkü Hatayspor’un kaybedecek tek bir günü bile kalmadı.
Artık herkes bir karar vermeli.
Ya bu kulübün yanında olacak…
Ya da bu çöküşün sessiz ortağı olup vicdanıyla baş başa kalacak.
Çünkü Hatayspor düşerse;
Sadece bir futbol takımı düşmez.
Bu şehrin umutları düşer.
Gençlerinin hayalleri zarar görür.
Unutulmamalıdır ki Hatayspor, sadece bir spor kulübü değildir.
Hatayspor, bu şehrin ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak kimliğidir.












