Bisiklet sürmesinin bile ehliyet gerektirdiği yıllarda 1960 yılında bisiklet sürücü belgesi alan Mehmet Fatih Kılıç, 1977 yılına kadar çalıştığı devlet dairesine bisikleti ile gidip geldi.
Tarihin Tozlu Raflarından
Günümüzde tamamen serbest olan bisiklet kullanımı için geçmiş dönemde ehliyet gerekiyor ve kullanıma göre cezai müeyyide uygulanıyordu.
Yediden yetmişe tüm insalığın geziden, spora ve ulaşım ihtiyacına kadar hayatın birçok alanında kullanıldığı bisiklet, ülkemizde bundan 90 yıl önce belli şartlara ve kurallara tabii tutularak kullanıma sunulmuştur.
Mehmet Fatih Kılıç, 1960 yılında bisiklet ehliyeti almaya hak kazanan vatandaşlarımızdan biri.
O dönemde devlet memurluğu görevini yürüten Mehmet Fatih Kılıç(86), evden işe – işten eve ulaşım sağlayabilmek için bir araca ihtiyaç duyuyor. Dönemin zayıf ekonomik ve teknolojik şartlarında bisiklet almaya karar vererek 1960 yılından 1977 yılına kadar 17 yıllık süe boyunca çalıştığı devlet dairesine bisikleti ile gidip geldi.
SU SIÇRATMA CEZASI
Dünyanın en çok ve en yaygın kullanılan aracı olan bisiklet kullanımına ülkemizde 1930 yılında ehliyet zorunluluğu getirilmiş. Bisiklet sürücü belgesini alma zorunluluğu olduğunu kaydeden Kılıç: “1960 yıllarda askerden döndükten sonra işe gidip gelmek için ayağımı yeren kesecek bir araca ihtiyacım vardı. Araç kullanma tecrübem olmadığı için bisiklet almaya karar verdim. O dönemde bisiklet kullanmak için ehliyet alma zorunluluğu bulunuyordu. Belediyelerin yaptığı sınavların ardından ehliyetler, valilik tarafından veriliyordu. Bisikletler de ayrıca plaka zorunluluğu da vardı. Şimdilerde araçlara nasıl ceza yazılıyorsa o dönemde de belediyelerin ehliyetlere el koyma, kurallara uymayan sürücülere ceza yazma yetkisi de vardı. Hatta o döneme ait bir cezam da bulunuyor. İşe giderken yolda bulunan su dolu çukurlardan birini fark etmeyip yoldan geçen bir vatandaşın üstüne su sıçrattırdığım için plakama ceza kesilmişti.” diye konuştu.
1977 yılında otomobil satın alan Kılıç, daha sonra bisiklet kullanımını bıraktı ve o dönemde almaya hak kazandığı sürücü belgesini ve cezasını hatıra olarak sakladı.
YASAL DÜZENLEME
Cumhuriyet’in ilanından 7 yıl sonra yapılan yasal düzenlemede; 1930 yılında yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediyeler Kanunu’na göre bisiklet kullanıcılarına ehliyet vermek ve bisikletlere plaka tahsis etme yetkisini elinde bulunduruyordu. Bu hususta belediyeler, gerekli görülen hallerde bu ehliyetlere el koyma ve kurallara uyulmaması halinde cezai işlem uygulama yetkisine de sahipti.
Bisikletlerde ehliyet uygulamasının uzun yıllar sürdüğü ülkemizde bisiklette ehliyet uygulaması 1985 gibi tamamen uygulamadan kaldırılmıştır.














