Bir zamanlar Anadolu’nun dört bir yanında çiftçilerin omzunda taşınan, tarlaların vazgeçilmez yardımcısı olan sulama tenekeleri bugün teknolojinin gölgesinde kaldı. Plastik ekipmanların ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte unutulmaya yüz tutan bu geleneksel üretim, artık birkaç ustanın ellerinde yaşam mücadelesi veriyor. O ustalardan biri de yıllardır tenekecilik mesleğini sürdüren Ali Devecioğlu.

Atölyesinde sac levhaları ustalıkla şekillendiren Devecioğlu, geçmişten bugüne uzanan bir zanaatın son temsilcileri arasında yer alıyor. Kimi zaman geri dönüşümden elde ettiği 20 litrelik tenekeleri yeniden işleyen, kimi zaman sıfırdan üretim yapan usta, her parçaya yılların emeğini ve birikimini katıyor.
Eskiden köylerde ve tarım alanlarında yoğun olarak kullanılan sulama tenekeleri, dayanıklılığı ve pratikliği sayesinde çiftçinin en büyük yardımcılarından biriydi. Ancak değişen üretim anlayışıyla birlikte tenekecilik mesleği de yavaş yavaş yok olmaya başladı. Buna rağmen Ali Devecioğlu, geleneksel yöntemlerle üretime devam ederek hem mesleğini hem de kültürel mirası ayakta tutmaya çalışıyor.

Özellikle eski usul üretimden vazgeçmeyen çiftçilerin hâlâ kendisine ulaştığını belirten Devecioğlu, yaptığı işin yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını söylüyor. Yılların ustası, “Bu iş sadece ekmek kapısı değil, aynı zamanda bir kültür ve emek işi. Sulama konusunda teknoloji çok gelişti ama bu gördüğünüz sulama tenekeleri hâlâ birçok yerde kullanılmaya devam ediyor. Gelen taleplere cevap vermeye çalışıyorum,” sözleriyle mesleğine olan bağlılığını dile getiriyor.
Demirin, sacın ve insan emeğinin birleştiği küçük atölyesinde üretimini sürdüren Ali Devecioğlu, kaybolmaya yüz tutmuş bir zanaatı ayakta tutarken aynı zamanda geçmişin üretim kültürünü de geleceğe taşıyor. Onun ellerinden çıkan her sulama tenekesi ise sadece bir tarım aracı değil; alın terinin, ustalığın ve Anadolu’nun çalışma hafızasının sessiz bir temsilcisi olarak varlığını sürdürüyor.














