Bir Harfin İzinde Bir Ömür

Talip Köleoğlu
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

1981 yılının Eylül ayı…
Okul öncesi eğitimin bile lüks sayıldığı o yıllarda, elinde minicik bir çanta, üzerinde siyah önlük ve bembeyaz yaka ile ilkokulun kapısından içeri adım atan ürkek bir çocuktum. O gün ne büyük bir heyecan vardı içimde ne de tarifsiz bir mutluluk… Daha çok bilinmezliğin gölgesi dolaşıyordu içimde. İlk gün birçok çocuk gibi ben de ağlamıştım.
Ve canım annem… Mekânı cennet olsun.
Hatay İlkokulu’nun o geniş bahçesinde, ilk dersten son zille kadar beklemişti beni. Gözüm her döndüğünde onu orada görmek, içime su serpiyordu. Çocuk aklı işte… Bambaşka bir dünyanın eşiğinde, arkamda duran o şefkatli gölge bana dünyaları veriyordu.
Tam o sırada sınıfa bir kadın girdi.
Gülen yüzlü, sesinde şefkat taşıyan, bir anne sıcaklığıyla yaklaşan bir öğretmen…
İlk göz ağrım, canım hocam Sıdıka Yozgatlı.
İyi ki yollarımız kesişmiş.
İyi ki onun öğrencisi olmuşum.
O, sadece bir öğretmen değildi; okulu sevdiren, harflere anlam katan, defterimize düşen her çizginin kıymetini öğreten kişiydi. Bugün hâlâ karşılaştığımda tereddütsüz elini öpüyorsam, bu onun içimde bıraktığı izdendir. Eğitim hayatımın ilk kahramanıdır Sıdıka Hocam.
Sonra Atatürk Ortaokulu, Antakya Lisesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Basın Yayıncılık, Anadolu Üniversitesi İletişim ve Fotoğrafçılık bölümü ile üniversite yılları…
Her biri hayatıma bir tuğla koyan, bir pencere açan, yolumu aydınlatan nice öğretmenim oldu. Hepsine duyduğum saygı bugün de büyüyor, yarın da büyümeye devam edecek.
Hz. Ali’nin o mübarek sözü kulağımdan hiç eksik olmadı:
“Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”
Yıllar geçtikçe bu sözün ağırlığını daha iyi hissediyorum. Çünkü bir harf sadece bir işaret değildir; bir kapı açar, bir ufuk genişletir, bir insanın kaderine yön verir.
Öğretmenler sadece ders anlatmaz;
Bazen bir anne şefkatidir,
Bazen bir baba otoritesidir,
Bazen bir arkadaş samimiyetidir,
Bazen de karanlıkta yolumuzu aydınlatan hiç sönmeyen bir ışık…
Ve elbette bir de “Hayat öğretmenleri” vardır insanın.
Benim hayat öğretmenlerimden biri de mesleğe alaylı olarak başladığım yıllarda bana sahip çıkan, gazeteciliğin inceliklerini sabırla öğreten, güzel sözleriyle hep destek olan değerli ustam Metin Dingil’dir. O da benim öğretmenimdir. Bu vesileyle onun öğretmenler gününü de gönülden kutlamak isterim.
Bugün geriye dönüp baktığımda, o ürkek çocuğu hayata hazırlayan tüm güzel insanların izleriyle doluyum.
Ne mutlu ki bana…
Harflerinin izini bir ömür taşıyacağım öğretmenlerim oldu.
Ebediyete intikal eden tüm öğretmenlerimi rahmet, özlem ve minnetle anıyor, hayatta olan tüm öğretmenlerimin Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyorum.

İlgili Haberler

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on tumblr
Share on email
Puan Durumu