Soru:Oruç tutmamızın uygun olmayan günler hangileridir?
Cevap:Yılda beş gün var ki bu günlerde oruç tutmak tahrimen mekruhtur. Ramazan bayramının 1. günü ve Kurban bayramının 4 gününde oruç tutmak yasaktır.Keffaret orucu bu günlere denk gelirse keffaret bozulur ve yeniden başlamak gerekir.Sadece Cuma günlerinde nafile oruç tutmak tenzihen mekruhtur. Bir gün öncesiyle veya sonrasıyla beraber tutmak daha iyi olur.Aynı Cuma günü gibi yalnız Cumartesi veya yalnız Muharrem’in onuncu gününde de nafile oruç tutmak tenzihen mekruhtur. Ama bir gün öncesinden veya sonrasından tutmanın mahzuru yoktur.
Soru: Besmele ve Ayet-i Kerime’ler müzik aletleriyle söylenir mi?
Cevap:Allah’ın (cc) ayetlerini okumak ibadettir.Allah’ın (cc) ayetlerini müzik aletleriyle beraber okumak kesinlikle caiz değildir. Allah (cc) Kuran’da, ayetlerini eğlence konusu yapmayı, küçümsemeyi ve insan sözleri gibi değerlendirmeyi bütün Müslümanlara yasaklamıştır. Dinin kutsallarını korumak farzdır. Bazı düğün/nikah merasimlerinde, damat/gelin salona girerken besmeleyi müzik aletleri eşliğinde söylüyorlar.
Besmele de Allah’ın (cc) ayetlerinden bir ayettir. Bu işi kim icad ettiyse “kötü bir adet geriye bırakan kimse” sınıfına girer. (من سن سنة سيئة)
Her okundukca bunu ilk ihdas eden kimseye de günahı yazılır. Güzel ve hoş görenler de vebal altındadırlar. Bu durumda olan kimseler hemen bu yanlıştan dönmeli ve tevbe etmeliler.
Allah’ın ayetleri insanların seslerinin eğlencesi değildirler.Kur’an tercümesini de müzik eşliğinde okumak caiz değildir.
Kuran ayetlerini halk karşısında iki kişinin düet yaparak okuması da uygun değildir. Ancak talim maksadıyla 2, 3, 4… kişi beraber (müzik aletleri olmadan) okuyabilirler.
Soru:Geçmiş yıllarda kılamadığım namazlarımı kılmak istiyorum. Nasıl niyet etmem gerekir?
Cevap:Namazı kazaya bırakmak büyük günahlardandır. Ölmeden önce pişmanlık duyarak, tövbe ve istiğfar edip, geçmişte kılınmayan beş vakit farz namazları kaza etmek farzdır. Vitir namazını kaza etmek ise vacibdir. Hayatımız çok kısadır. Hem kullara ve hem de Allah’a olan borcumuzu bir an evvel ödemeliyiz. Niyet; “Niyet ettim Allah rızası için ilk (veya son) kazaya kalan sabah (veya öğlen, ikindi, akşam, yatsı) namazının farzını kılmaya.“ veya “ Niyet ettim Allah rızası için en son kazaya kalan vitir vacip namazını kılmaya.” diyerek yapılır.Kaç yıl kazaya kaldığını kendisi galip zannıyla karar verir ve her vakit namazının peşine bir kaza namazı kılabilir. Veya kısa zaman içinde borçlarını bitirebilir.
Soru:Amcamızın oğlu çok zengindir. Akrabalarından ihtiyaç sahibi fakirler var. Ama hep zekatını yabancılara, hatta başka şehirlere gönderiyor. Bu caiz midir?
Cevap:Caizdir, zekatı tamamdır fakat mekruhtur. Dinimiz yakın akrabaları görüp-gözetmeyi emreder.Zenginlerin zekatlarını verirken, öncelikle yakın akrabalarından başlamaları, tedricen diğer ihtiyaç sahiplerini gözetmeleri sünnete daha uygun olanıdır.
Soru:Sünnet namaz kılıyordum, cemaat farza başladı. Benim sünneti bozmam gerekir mi?
Cevap:Başlamış olduğunuz nafile namazın (Farzın önünde veya arkasında kıldığımız sünnetlere de nafile denir.) başında iseniz iki rekatını tamamlar, selam verir, cemaate yetişir ve farzı cemaatle kılarsınız. Eğer bu bozduğunuz öğlen namazının ilk sünneti ise farzı kıldıktan sonra bu dört rekat sünneti kaza edersiniz. İkindi ve yatsının sünnetleri gayr-i müekked sünnet olduğu için iki rekat + iki rekat namazlardır. Ve ikindinin farzından sonra nafile namaz için kerahet vakti olduğundan iki rekat daha kılınmaz. Kılınan namaz yatsının sünneti ise kılamadığı ilk iki rekatını dilerse farzdan sonra kılabilir.Eğer kıldığı dört rekatlı sünnetin üçüncü rekatına kalkmış ise kişi artık namazını bozmaz, dört rekata tamamlar.
Sabah namazının sünnetinde ise tahiyyatta bile olsa farza yetişeceğine kanaat getiren kişi, gerekirse subhanekeyi ve bazı sünnetleri terk eder ama iki rekat sünneti tamamlar. Çünkü sabah namazının sünnetine vacib diyen alimler de vardır.
Sünneti kılarsa farza yetişemeyeceğine kanaat getiren ise artık sünneti terk eder ve imama uyarak farza başlar. Ve farzdan sonra da sünneti kaza etmez.
Soru:Vakit girmeden ezan okunmuş ve namaz kılınmışsa bu namaz geçerli midir?
Cevap:Hayır, vakit girmeden okunan ezan da, vakit girmeden kılınan namaz da geçerli değildir. Vakit girmeden okunan ezanın tekrar okunması ve vakit girmeden kılınan namazın yeniden kılınması gerekir. Çünkü vakti gelmeden ezan okumak caiz değildir. Böyle okunan ezandan ilan etme maksadı meydana gelmemiştir. Ezanın iadesi gerekir.Namaz için ise vakit farzdır. Ezan okunmamış veya duyulmamış olsa bile vakit girince namazı kılmak farzdır.
Soru:Kuran-i Kerim’in yaprakları çok eskimiş ve okunmuyor. Ne yapmamız gerekiyor?
Cevap:Öncelikle, yıpranmış, eskimiş veya yaprakları yırtılmış, tamiri zor olan Kuran-i Kerim’leri yakmak caiz değildir.En doğrusu temiz bir beze sararak, ayak altında çiğnenmeyecek bir yere güzelce gömmektir. Bu yer, kabristan içinde, çiğnenmeyen bir yer olabilir. Böyle yapmak Allah (cc)’ ın kelamına saygının bir gereğidir.
Ayet yazılı kağıtları, herhangi bir şeyi sarmak, paketlemek için kese kağıdı olarak kullanmak da caiz değildir.