Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap

Facebook
Twitter
WhatsApp

Soru:Tarlayı kiraya verdim. Çıkan mahsülün öşrünü ben mi vereceğim yoksa tarlayı kiralayan mı verecek?

Cevap:Bu tarlanın öşrünü (yani zekatını) tarlayı kiraya tutan kiracı verir. Kişi tarlayı kiraya vermiştir ve kira ücretini alır. Başka mal varlığı varsa ona ekler. Öşür ise hasat sonu elde edilen üründen verilir. Bu ürünü de kiracı toplar.

Eğer tarla ortaklığa verilseydi o zaman ürün yarıya bölünürdü. Yarı ürünü alan tarla sahibi yarısının, kiralayan kiracı da diğer yarsının öşrünü ayrı ayrı verirlerdi.

Varisler veya sahipleri tarlalarıyla ilgilenemez de kardeşlerine, akrabalarına vb. bırakırlarsa, yani kiraya verme değil de hayır yapma düşüncesiyle müsaade etmişlerse, böyle yerlerin öşrünü bilfiil kullananlar verir.

Soru:Ayaklarımdaki rahatsızlığımdan dolayı doktorum varis çorabı giymemi  söyledi. Bu çorabı çıkarmamam gerekiyor. Nasıl abdest alacağım?

Cevap:Eğer doktor, kişiye varis çorabı giymesini ve çıkarmaması gerektiğini söyledi ise bu tedaviyi dikkatle uygulamak gerekir.

Abdest gerekince, alçıda ve bez sargıda olduğu gibi varis çorabı üzerine mesh etmek caizdir. Varis çorabının üzerine her abdest almada bir defa mesh edilir. Yalnız ayaklarımızdan görünen kısımlarının yıkanması farzdır.Bu çorapları abdestli – abdestsiz giymek farketmez. Mesh ile o uzuv hükmen yıkanmış sayılır.

Eğer varis çorabının çıkarılmaması gerekiyorsa boy abdestinde de üzerine mesh etmek caizdir.

Varis çorabı, alçı veya bez sargı üzerine mesh eden birisi sahibi özür gibi her vakit abdest almaz. O meshle birden fazla vakit namazı kılabilir ve kıldırabilir.

Soru:Boy abdestinden sonra namaz için ayrıca abdest almak gerekir mi?

Cevap:Hayır, gerekmez. Gusül abdesti (boy abdesti) büyük abdesttir. Ayrıca namaz abdesti almaya gerek yoktur. Abdesti bozan şeylerden biri olmadığı müddetçe bu boy abdestiyle istenen her ibadeti yapmak caizdir.

Soru:Vefat eden babamdan dolayı anneme ve bazı kardeşlerime devlet maaş bağladı ama bazılarımıza bağlamadı. Kardeşlerimiz varisler olarak maaşlarını bizimle paylaşmalı değiller mi?

Cevap:Babanın vefatından dolayı tahakkuk eden maaş mirasa mahal ( konu ) değildir, şahsidir.

Devlet maaş bağlayacağı yerleri mevzuatla kayıtlamış ve tadad etmiştir. Devlet, memuruna veya başka bir işte çalıştırdığı kimselere maaş verdiği gibi, çalıştırmadığı kimselere de maaş bağlayabilir.

Kanun kime hak tanımışsa onlar maaşı alırlar. Bundan dolayı maaş bağlanmayan kardeşler hukuken olduğu gibi, diyaneten de  vefat eden babadan dolayı anneye ve bazı kardeşlere bağlanmış olan maaşa hak sahibi olmazlar.

Soru:İmam namaz sonunda selam verince ben henüz salli- barik’i ve duayı tam bitirmemiş oluyorum. O zaman ne yapmalıyım?

Cevap:Salli – barik ve duayı  namaz sonunda okumak sünnettir. İmamımız selam vermişse, bizde tahıyyatı okumuşsak selamı geciktirmeyip hemen selam  vermeliyiz. Bundan dolayı sehiv secdesi de gerekmez. Zira  cemaatin namazda yanlışlık yapması imamı etkilemez ama imamın yanılması, sehiv secdesini gerektiriyorsa bu cemaati de etkiler.

Cemaatin “ Et-tahiyyatü “  yü bitirmemişse bile imama uyarak, imamla beraber  selam  vermesi caizdir.

Soru:Dört ve üç rekatlı farz ve vacib namazların ilk oturuşu unutarak terk edilse namaz caiz olur mu?

Cevap:Evet, caizdir. İadesi gerekmez. Yalnız birinci oturuş, eğer unutarak ( sehven) terk edilmiş ise namazın sonunda sehiv secdesi yapar. Sehiv secdesi şöyle yapılır; yalnız namaz kılan şehadetten sonra salli / barik’ten önce sağa / sola selam verir, iki secde yapar ve yeniden tahiyyat, salli, barik, rabbena dualarını okur ve tekrar selamla namazını tamamlamış olur. İmam ise yalnız sağa selam verir ve münferidin (yalnız kılanın ) yaptıklarını yapar. Böylece imamın da cemaatin de namazı tamam olur.

Namazın vaciplerini kasden terk etmek tahrimen mekruhtur. İlk oturuş da vacibdir. Kılınan namaz geçerlidir, kişinin uhdesinden düşer,lakin ilk oturuşu kasden terk edenin yeniden kılması vacibdir.

Soru: Adak Kurbanını kimler yiyemez?

Cevap:1. Adayan ve 1. derece varisleri,

  1. Zenginler.

Yurtlara, Kuran Kurslarına vb. yerlere verilen adak kurbanlarından yapılan yemeği maddi durumları iyi olan yönetici, öğretici vb. yiyemez.

Bu iki sınıf bilmeden yerse yediğinin kıymetini fakirlere vermelidir. Bilerek yerse günah işlemiş olur. Hem kıymetini vermek ve hem de tövbe istiğfar etmek gerekir. Bir daha da yememelidir.

Soru: Dinimiz hayvanlara işkenceye nasıl bakıyor?

Cevap:İnsan hayatının her noktasına sözü olan Güzel Dinimiz, haklardan bahsederken tabiki hayvan haklarınada dikkatimizi çekmektedir.

Boynuzsuzun boynuzludan hakkını alacağı hesap gününde insanlarda hayvanlara yaptıkları eza ve cefadan dolayı hesaba çekilecektir. Hayvanlara çekemeyecekleri yükü yüklemek, dövmek, işkence yapmak, aç, susuz bırakmak hem caiz değildir hem de merhametsizliktir. Yeryüzündekilere acımayanlara Allah (cc) da merhamet etmez.

İslam’da hayvanları dövüştürmek haramdır.

Müslüman hakkı, gayr-i müslim hakkı, komşu hakkı, ana baba hakkı vb. helalleşmeyle Ahirete bırakılmayabilir. İnsanlar konuşarak anlaşır. Peki hayvanlarla nasıl helalleşeceğiz.

İlgili Haberler

Puan Durumu