Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

Soru: Kiraya verdiğim iki dairem var. Zekatlarını kira gelirinden mi yoksa evlerin değerinden mi vermeliyim?

Cevap: Şayet kişi gayrimenkul ticareti yapmıyorsa kira gelirinden zekat vermesi gerekir.

Kira gelirlerinden, borçlar çıktıktan sonra, nisaba ulaşır (80.18 gr. altın kıymetine) ve üzerinden de bir kameri yıl (354 gün) geçerse kırkta birini (% 2,5) zekat olarak vermek farzdır.

Zekata tabi başka mallar varsa, kira gelirleri de bunlara eklenir.

Ev alıp-satarak ticaret yapanlar ise, borçlarını çıktıktan sonra, yıl sonunda, ellerinde kaç evi varsa hepsinin zekatlarını verirler. Gayrimenkullerin zekatları, vermek istenilen tarihteki maliyet değerleri (karlı satış fiyatları değil) ölçü alınarak verilir.

 

Soru:Ayaklarına mest giyen ve üzerine mesh eden, ayaklarını yıkayanlara imamlık yapıp namaz kıldırabilir mi?

Cevap:Evet, kıldırabilir. Mestler üzerine mesh etmek de yıkamak gibidir. İmamlık yapabilecek kapasiteye sahip olan kimsenin mestler üzerine mesh yaparak aldığı abdestle, ayaklarını yıkayarak abdest almış olanlara imamlık yapması caizdir.

Hatta; teyemmüm abdesti alan suyla abdest alanlara, ayakta duramayıp oturarak rüku ve secdeyle namaz kılan birinin ayakta namaz kılanlara imamlık yapmasının da mahzuru yoktur caizdir.

 

Soru: Cuma namazının farzını  kılarken “niyet ettim bu vaktin farzını kılmaya, uydum imama“ desem, yeterli midir?

Cevap: Hayır, böyle niyet edilmesi Cuma namazının farzının niyeti için yeterli değildir.

Çünkü “Cuma namazının farzı için“, “vaktin farzı“ diyerek niyet etmek olmaz. Zira asıl vakit, öğle namazının vaktidir. Doğrusu; “Niyet ettim, Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama” demektir.

İmamı ismen belirlememek lazımdır. Çünkü “uydum Ahmet hocaya“ diye belirlenir de, imam başkası ise namaz olmaz.

Namazların kaç rekat olduğunu niyette söylemek gerekmez.

Niyetle tekbir arasına namaza aykırı (yeme-içme ve konuşma vb.) bir şey girmemelidir. Yani imam “safları düz tutalım“ dediyse niyeti bu açıklamadan sonra yapıp hemen tekbiri getirmelidir.

Niyet namazın şartıdır, farzıdır.

 

Soru : Cuma namazının farzını kılarken sehiv secdesini gerektiren bir durum olursa ne yapmak gerekir?

 

Cevap : Bu durumda sehiv secdesi terk edilir. Cemaatten birinin hatası veya yanılması imamı hiçbir şekilde etkilemez ama imam vakit namazını kıldırırken yanılır veya hata yaparsa arkasındaki cemaatiyle beraber sehiv secdesi yapması vaciptir.

Ancak cuma ve bayram namazında durum farklıdır. Eğer cuma ve bayram namazında cemaat kalabalık olur ve sehiv secdesi gerektiren bir durum meydana gelirse, karışıklığa meydan vermemek için sehiv secdesi yapılmaz.

 

Soru:Kadınların kullandığı küpe, kolye, zincir ve gerdanlık gibi süs eşyaları için zekat vermek gerekir mi?

Cevap:Evet, gerekir. Bunlara altın yüzük de dahildir. ( Sadece yüzük nisaba ulaşmayınca zekatı verilmez. ) Altın ve gümüşten yapılmış süs ve zinet eşyaları nisaba ulaşmışsa zekatlarını vermek farzdır.    ( nisab; altında en az 80.18 gr. gümüşte ise en az 561.2 gr. )

Ayrıca, üzerlerinden bir kameri yıl ( 354 gün ) geçmesi gerekir. Kırkta biri yani  % 2.5 nisbetinde zekat verilir.

Ama evde süs ve zinet eşyası olarak bulunan ve ticaret için olmayan inci, pırlanta taş, yakut, mercan, zümrüt gibi süs eşyalarından zekat verilmez.

 

Soru:Elmas, inci, pırlanta gibi pahalı madenlere neden zekat verilmez?

Cevap:Hanımefendilerin ziynet olarak kullandığı altın ve gümüşe zekat düşer anc zümrüt vb. zekat  düşmez. Altın ve gümüşe zekat düşer çünkü zekatın şartı olan hükmi nema (artabilme özelliği) kendisinde vardır. Ayrıca paradır ve genelde tedavülde mevcut olan bir şeydir. Elmas, inci vb. madenlere zekat (ticari amaçla olmadığında) düşmez. Çünkü para değildir ve genelde altın, gümüş gibi tedavülde olan bir şey değildir. “Bunlar çok değerlidir” diyerek “zekat verilmesi gerekir” demek doğru olmaz. Çünkü zekat verilmesi için tek ölçüt değerli olmak değildir. Mesela bir fabrikatörün fabrikası belki milyonlarca lira değerindedir. Bu da bir zenginlik ölçütü olarak kabul edilebilir ama bizzat fabrikaya zekat düşmez. Kazancına zekat düşer.

 

Soru:Abdest alıyorken başörtümün üzerinden  mesh etsem abdestim caiz olur mu?

 

Cevap: Hayır, caiz olmaz. Başa mesh etmek abdestin dört farzından biridir. Başa mesh olmayınca da abdest geçerli olmaz. Mesh, bizzat başın dörtte birine arada engel olmaksızın ıslak eli dokundurmaktır. Başa örtülen eşarp, şal, bone veya başa takılan sarık, takke vb. şeyler elin başa dokunmasına engeldirler.

Abdest almada elin başa teması şarttır.

Abdest alan kadın veya erkek başındakini çıkaramıyorsa  o zaman örttüğü veya taktığı şeyin altından, elini ıslak olarak başına dokundurur. Mesh tamam olur. Meshi başın her tarafından yapmak caiz olduğu gibi ön tarafına doğru yapmak faziletlidir.

 

İlgili Haberler

Puan Durumu