Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap

Adnan Arslan
Facebook
Twitter
WhatsApp

Soru: Besmele ve Ayet-i Kerime’ler müzik aletleriyle söylenir mi?

Cevap:Allah’ın (cc) ayetlerini okumak ibadettir.Allah’ın (cc) ayetlerini müzik aletleriyle beraber okumak kesinlikle caiz değildir. Allah (cc) Kuran’da, ayetlerini eğlence konusu yapmayı, küçümsemeyi ve insan sözleri gibi değerlendirmeyi bütün Müslümanlara yasaklamıştır. Dinin kutsallarını korumak farzdır. Bazı düğün/nikah merasimlerinde, damat/gelin salona girerken besmeleyi müzik aletleri eşliğinde söylüyorlar.

Besmele de Allah’ın (cc) ayetlerinden bir ayettir. Bu işi kim icad ettiyse “kötü bir adet geriye bırakan kimse” sınıfına girer. (من سن سنة سيئة)

Her okundukca bunu ilk ihdas eden kimseye de günahı yazılır. Güzel ve hoş görenler de vebal altındadırlar. Bu durumda olan kimseler hemen bu yanlıştan dönmeli ve tevbe etmeliler.

Allah’ın ayetleri insanların seslerinin eğlencesi değildirler.Kur’an tercümesini de müzik eşliğinde okumak caiz değildir.

Kuran ayetlerini halk karşısında iki kişinin düet yaparak okuması da uygun değildir. Ancak talim maksadıyla 2, 3, 4… kişi beraber (müzik aletleri olmadan) okuyabilirler.

 

Soru :Hocamızdan veya bilgisayardan Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar dinlesek hatim yapmış olur muyuz?

Cevap :Hayır, hatim yapmış olmayız. Kur’an-ı Kerim’i sonuna kadar  hoca efendiden, televizyondan veya bilgisayardan sadece dinlemek veya gözümüzle takip etmek sevaptır. Ancak bu hatim değildir. Hatim,Kur’an -ı Kerim’i başından sonuna kadar, ağzımızda harfleri yerinden çıkararak okumaktır. (Kıraat/ tilavet etmektir.) Mukabeleyi hem dinleyip, hem de okuyan hatim yapmış olur.

Hanımefendiler mukabeleyi okuyarak takib ederken 3-10  gün ara vermek mecburiyetinde kalırlar ve daha sonra okuyamadıkları yerleri okurlarsa yine hatim yapmış olurlar.

 

Soru : Geceleri saat on ikiden sonra teheccüd namazını kılıp uyuyorum. Yaptığım doğru mudur?

Cevap : Sizin kıldığınız namaz “gece namazı“ dır. Bu ayrı bir nafile namazdır. Teheccüd namazının ise iki özelliği vardır;1- Yatsı namazından sonra kılınması,2- Az da olsa uyuduktan sonra uyanıp, gece kılınan nafile bir namaz olmasıdır. Peygamber Efendimiz (sav) teheccüd namazını devamlı kılmıştır. Müslümanlara da teheccüd namazı kılmak sünnettir. İki rekattan sekiz rekata kadar kılınabilir. Teheccüd namazını iki rekatta bir selamla kılmak daha faziletlidir. Dört rekat olarak da kılınabilir. Teravih namazı gibi kılınır. Şöyle niyet edilir;”Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya.”

 

Soru:Camiye girerken nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap:Şüphesiz yer yüzündeki her bir camiye “Allah’ın Evi “ denir. Bizler de bu evin misafirleriyiz. Camilere saygı duymalı ve  adaplarına dikkat etmeliyiz. Onlardan bazıları;

– camiye girerken abdestli,temiz elbise ve çoraplarla girmeliyiz. Kokan elbise ve çoraplarla insanları rahatsız etmemeliyiz,

-girerken sağ ayağımızla girmeli ve salavat-ı şerife okumalıyız,

-camide boş bulduğumuz uygun bir yere oturmalıyız. İlerilere geçeceğiz diye cemaati rahatsız etmemeliyiz,

-vaaz ediliyor veya Kur’an-ı Kerim okunuyorsa edep ve saygıyla dinlemeliyiz,

-camilere soğan, sarımsak yiyerek gidip cemaati rahatsız etmemeliyiz,

-çıkarken de sol ayağımızı önden atarak çıkmalıyız.

 

Soru:Bir kimse kıldığı namazı hem kaza, hem de sünnet niyetiyle kılabilir mi?

Cevap:Hayır, kılamaz. Bir namazda hem kaza hem sünnete beraber niyet edilmez. Kılınacak namaza kesin karar vermek gerekir. Böyle niyet edilerek kılınan  namaz kaza namazı olur. Sünneti de ayrıca kılmak sünnettir. Her namazın niyetini ayrı ayrı yapmak gerekir.

Soru:Fakir olan kızımın, çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmesi için zekatımı ona verebilir miyim?

Cevap:Hayır, veremezsiniz. Kişi kendi usûl ve furu’una zekat veremez. Çünkü bunlar kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerdir.

Usul: İnsanın yukarıya doğru annesi, babası, dedesi, ninesi …

Furu’ ise; kişinin oğlu, kızı, aşağıya doğru oğlunun, kızının çocukları ve bunlardan dünyaya gelenlerdir.

Kişi, ihtiyaç sahibi olan damat veya gelinine zekat verebileceği gibi, damat veya gelin de ihtiyaç sahibi kayınpederine veya kayınvalidesine zekat verebilir, bu caizdir.

Karı-kocanın birbirlerine zekat vermeleri ise caiz değildir.

 

Soru: İhtiyaç sahibine zekatımı verince; “Bu benim zekatımdır.“ demem gerekir mi?

Cevap:Hayır, gerekmez. Zekat vermede niyet, zekatın sıhhatinin (geçerliliğin) şartlarından biridir. Niyetin kalben yapılması kafidir. Dil ile söylenmesi gerekli değildir.Fakire zekat verirken kişinin niyeti kalben zekat olur. Ancak diliyle bunun hibe veya bağış olduğunu söyleyerek de verebilir. Fakiri, muhtacı  “Bu benim zekatımdır, fitremdir.“ diyerek, mahcup etmemek gerekir.Zekat için mal ayırırken veya fakire verirken (temlik ) içimizden niyet etmemiz yeterlidir. Hatta para veya mal fakirin elindeyken de niyet etsek caizdir. Ama fakir, verdiğimiz parayı veya malı kullanmış ise, artık zekata niyetimiz caiz olmaz.

İlgili Haberler

Puan Durumu