Soru : Diş çektirmek oruçu bozar mı?
Cevap : Hayır, bozmaz. Bölgeyi uyuşturmak için yapılan müdahale de bozmaz. Yalnız diş çektirme veya tedavi yaptırma esnasında kan gelirse bakılır ;eğer çıkan kan yutulur ise oruç bozulur. Günü gününe kaza gerekir. Çıkan kan yutulmazsa oruç bozulmaz.Diş tedavisinde ağzını su ile çalkalayan eğer boğazına suyu kaçırmazsa oruçu bozulmaz.Aslında aciliyet yoksa, oruçluyken diş çektirmeyi veya tedavi ettirmeyi iftar sonrasına bırakmak daha iyi olur. Diş tedavisinde oruçu bozulana keffaret gerekmez. Eğer diş için müdahale gerekli ise ve bu esnada boğazdan içeri su, kan ve ilaç gitmemişse kaza bile gerekmez.
Soru : Ramazan orucunu veya diğer günlerin orucunu tutan bir hanım iftar öncesinde ay hali olursa, orucu bozmalı mıdır yoksa devam mı etmelidir ?
Cevap : Bozmalıdır. Ay hali (hayız) olanın iftar vaktine kadar oruçlu gibi hareket ederek yiyip-içmemesi doğru değildir.Bu bütün oruç çeşitleri için geçerlidir.Namaz ibadetinde de durum aynıdır. Namazda birisinin abdesti bozulsa namaza devam edemez. Gider abdest alır ve namazı kılar.Oruç tutarken ayhali olan hanımda birşeyler yer ve temizlenince ilerde orucunu kaza eder.
Tam tersi olsa ay hali günün ortasında kesilse bir şey yememeye çalışmalıdır. Yesede bir şey gerekmez. O günün de orucunu kaza eder.
Soru : Ramazan veya kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanın da kazası gerekir mi?
Cevap : Ramazan orucu:
-Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsakdan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza gerekir.
-Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir.
Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.
-Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.
-Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.
-Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)
-Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yiyilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir. Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye,üçe… çıkmaz.
Soru : Ramazan orucunun hepsine veya teravih namazının hepsine bir niyet yapsak yeterli midir?
Cevap : Ramazan orucuna niyeti kalben yapmak kafidir. Sahura kalkmak da bir niyettir. Dil ile söylemek daha faziletlidir.Ramazan orucunun her gününe ayrı ayrı niyet etmek farzdır. Yarın ki orucun niyeti, güneşin batmasıyla başlar kaba kuşluğa yani yaklaşık öğlen namazına bir saat kalıncaya kadar devam eder. Tabi ki imsaktan bu vakte kadar yeme-içme vs. olmamalıdır.
Akşam namazı vaktinden önce ve kaba kuşluktan sonra Ramazan orucuna niyet geçerli olmaz. Niyetin en güzeli; “niyet ettim yarınki Ramazan-ı Şerif orucunu tutmaya“ demektir.Teravih namazına tek niyet yeterlidir. Selamlardan sonra yeme, içme veya konuşma gibi hareketler olmadıkça 20 rekata bir niyet kafidir.Bütün namazlara niyette rekat sayısını söylemek gerekmez.
Soru:Camiye girerken nelere dikkat etmeliyiz?
Cevap:Şüphesiz yer yüzündeki her bir camiye “Allah’ın Evi “ denir. Bizler de bu evin misafirleriyiz. Camilere saygı duymalı ve adaplarına dikkat etmeliyiz. Onlardan bazıları;
– camiye girerken abdestli,temiz elbise ve çoraplarla girmeliyiz. Kokan elbise ve çoraplarla insanları rahatsız etmemeliyiz,
-girerken sağ ayağımızla girmeli ve salavat-ı şerife okumalıyız,
-camide boş bulduğumuz uygun bir yere oturmalıyız. İlerilere geçeceğiz diye cemaati rahatsız etmemeliyiz,
-vaaz ediliyor veya Kur’an-ı Kerim okunuyorsa edep ve saygıyla dinlemeliyiz,
-camilere soğan, sarımsak yiyerek gidip cemaati rahatsız etmemeliyiz,
-çıkarken de sol ayağımızı önden atarak çıkmalıyız.
Soru :Hocamızdan veya bilgisayardan Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar dinlesek hatim yapmış olur muyuz?
Cevap :Hayır, hatim yapmış olmayız. Kur’an-ı Kerim’i sonuna kadar hoca efendiden, televizyondan veya bilgisayardan sadece dinlemek veya gözümüzle takip etmek sevaptır. Ancak bu hatim değildir. Hatim,Kur’an -ı Kerim’i başından sonuna kadar, ağzımızda harfleri yerinden çıkararak okumaktır. (Kıraat/ tilavet etmektir.)
Mukabeleyi hem dinleyip, hem de okuyan hatim yapmış olur.Hanımefendiler mukabeleyi okuyarak takib ederken 3-10 gün ara vermek mecburiyetinde kalırlar ve daha sonra okuyamadıkları yerleri okurlarsa yine hatim yapmış olurlar.













