Soru: Namaz kılanın önünden geçmek günah mıdır?
Cevap:Evet, günahtır. Evvela namaz kılan dikkat etmelidir. Ya insanların geçmeyeceği yerde namaza durmalı veya önünde sütre vb. bir şey olmalıdır. Bu sütre bir ağaç, değnek, sandalye gibi şeyler olabilir. Yer sert olurda değnek dikilemezse uzunluğuna bırakılır. Eğer yer yumuşaksa uzunlamasına veya yay gibi kavisli bir çizgi çizilir. Cemaatle namaz kılan imamın önüne sütre koymak yeterlidir. Zaten camilerde secde yerinin ilerisinden geçmek caizdir. Camide de en doğrusu uygun yerde namaz kılmaktır. Sütresiz de olsa namaz kılanın önünden geçilirse namazı bozulmaz.
Soru: Cenaze Namazı abdestsiz kılınır mı?
Cevap : Hayır. Kesinlikle Caiz değildir. Suyla abdest aldığında Cenaze Namazına yetişemeyeceğini anlayan Teyemmüm Abdesti alır ve namazı kılar. Bayram Namazını kaçıracağından endişe eden de teyemmüm abdestiyle kılabilir. Çünkü kazası yoktur. Ama 5 vakit namaz ve Cuma namazına yetişemeyen teyemmümle kılamaz. Mesela; Camiide Cuma Namazını kılmaya hazırlanan birinin abdesti bozulsa, teyemmümle Cuma Namazı kılamaz. Çünkü Cuma’yı kılamazsa Öğle Namazını kılar.
Soru:Cuma namazının sonunda kılınan iki rekat vaktin son sünnetini kılmak gerekir mi? Delili var mıdır?
Cevap:Evet, farzdan önce ve sonra kılınan namazlara “Cuma’nın sünneti”diye niyet ederken son iki rekat için de; “ niyet ettim vaktin son sünnetini kılmaya “ diye niyet ederek kılarız. Bu “Haleb-i Sağir” isimli eserin “ Nevafil “ bahsinde geçmektedir.Ebu Yusuf ( ra. ) göre de bu iki rekat kılınır. Dayanağı da Hz. Ali ( kv. )’den gelen bir rivayettir.
Soru: Akşam namazının 3. rekatında imama yetişen nasıl tamamlamalıdır?
Cevap: Akşam namazının son rekatını imamla birlikte kılan kimse, imam selam verdikten sonra ayağa kalkar. 1. rekatı , Sübhaneke, eûzü besmele, Fatiha ve bir miktar daha Kur’an-ı Kerim okur. Rükû ve secdelerden sonra oturur ve yalnız Tahiyyat’ı okur. Sonra “Allahu ekber” diyerek ayağa kalkar, 2. rekatı yalnız besmele ile Fatiha ve bir miktar daha Kur’an-ı Kerim okuyarak rükû ve secdeleri yapar. Sonra son oturuş yaparak selâm ile namazdan çıkar
Soru:Kuran-i Kerim’in yaprakları çok eskimiş ve okunmuyor. Ne yapmamız gerekiyor?
Cevap:Öncelikle, yıpranmış, eskimiş veya yaprakları yırtılmış, tamiri zor olan Kuran-i Kerim’leri yakmak caiz değildir.En doğrusu temiz bir beze sararak, ayak altında çiğnenmeyecek bir yere güzelce gömmektir. Bu yer, kabristan içinde, çiğnenmeyen bir yer olabilir. Böyle yapmak Allah (cc)’ ın kelamına saygının bir gereğidir.Ayet yazılı kağıtları, herhangi bir şeyi sarmak, paketlemek için kese kağıdı olarak kullanmak da caiz değildir.
Diğer namazlarda en sevaplı saf ön saftır. Fakat cenaze namazında en sevaplı saf arka saflardır.Kadınların da Cenaze Namazı kılmaları iyi olur.
Soru:Namazımın rekatlarında şüphe ediyorum. Ne yapmam gerekir?
Cevap:Evvela şu bilinmeli ki yerine getirdiğimiz ibadetler şüphelerden beri olmalıdır. Bir kimse, kıldığı namazın rekatlarının 1. rekat mı, 2. rekat mı olduğunda şüphe etse ve bu şüphe ömründe ilk defa meydana gelse o namazı yeniden kılması gerekir.Bu kimse, rekat konusunda daha önce de şüpheye düştüyse kalben araştırma yapar ve karar verir. Namazı yeniden kılması gerekmez. Şüpheyle kıldığı namazların sonunda sehiv secdesi yapar. Namazı tamam olur.
Örnek; Zaman zaman rekat konusunda şüphe eden bir kimse, sabah namazını bir mi, iki mi kıldım diye şüphe etse ve kalben bir rekat kıldığına karar verse, ona bir rekat daha ekler ve sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer kalben karar veremezse azını kabul eder ve bir rekat daha ekler. Yalnız 1. rekatta da tahiyyata oturur. Çünkü, iki rekat kılma ihtimali de vardır ve sehiv secdesiyle sabah namazını tamamlar.
Soru : Camii, minare, Kur’an kursu, yol, okul, yurt vb. yapılması için zekat verilebilir mi ?
Cevap : Hayır, verilmez. Bu ve benzeri yerlere zekat niyetiyle verilen mal zekat yerine geçmez. Zekat müslüman, fakir insanın hakkıdır. Zekatta temlik yani fakirin, verilen zekat malına tam sahip olması şarttır. Verilen zekat, fakirin mülküne geçmediği sürece zekat verilmiş sayılmaz. Onun için iyi araştırıp, takipçisi olmak lazımdır.Zekat ya bizzat şahsa teslim edilmeli veya vekil aracılığıyla (vekile güvenmek şartıyla) yerine ulaştırılmalıdır.Yurt binasına zekat verilmez ama orada barınan öğrencilere verilebilir. Bazı vakıf ve derneklerin zekat hesabı açarak fakirlere dağıtmak üzere zekat toplamaları caizdir. Fakirlere ulaştırmaları için güvenilir olan dernek ve vakıflara zekatımızı verebiliriz. Soruda geçen yerlere de sadaka olarak yardımlar yapmalıyız.
Soru:Dilencilik yapmak caiz midir?
Cevap:Dilenerek geçimini sağlamak dinimizde normal kazanç yollarından sayılmamıştır. Aç kalmayacak şekilde nafaka temin etmek her müslümana farzdır. Az da olsa, helalinden kazanç elde etmeğe gücü yeten veya bir günlük nafakası olan birinin dilencilik yapması ise haramdır. Dilenmek, kulun en son baş vuracağı bir ruhsattır. Zaten Müslümanın karakteri buna müsaade etmez.
Ancak nafaka kazanmaktan tamamen aciz olan birinin dilencilik yapması veya kendisine zekat, fitre, fidye, sadaka vb. yardım yapanın verdiğini alması caizdir. Bu şekilde aciz olup da başkalarından yardım istemeyip ölen, büyük günah işlemiş olur. Sanki kendisini tehlikeye atmış, intihar etmiş gibi olur ki; bu, dinimizde caiz değildir. Bu gibiler için dilenmek zillet sayılmamıştır. Hayat bize emanettir. Böyle zor durumda olanlara, ölmeyecek kadar kullanmak üzere haramlar helal kılınmıştır. Bu durumdaki muhtaçları bir kısım müslümanlar yedirmezlerse bütün müslümanlar mesul olur.













