Soru:Yeminini bozan birisinin ne yapması gerekir?
Cevap:İnsan, bozması gereken yemin de edebilir, bozmayıp devam etmesi gereken yemin de edebilir.Babasıyla konuşmamaya, namaz kılmamaya vb. yemin eden bu gibi yeminlerini bozmalıdır (mesela babasıyla konuşmaması günahtır) ve imkan ölçüsünde keffaretini ödemelidir. Ama içki içmemeye, sigara içmemeye, kumar oynamamaya vb. yemin eden, yeminini bozmamalıdır. Çünkü bozmaması sevaptır. Ama yeminini bozarsa keffaret gerekir.Keffaret; on fakiri sabah-akşam doyurması veya bir fakiri on gün sabah-akşam doyurması veya on fakiri giydirmesidir (on fakire ayrı ayrı vereceğini bir fakire verse bir günü vermiş olur) Bunlara gücü yetmezse üç gün peş peşe oruç tutmasıdır.
Kasden, bilerek yalan yere yeminin keffareti olmaz. Çünkü büyük günahtır. Mesela; Borcunu vermediğini bilen birisinin “Vallahi borcumu ödedim” demesi gibi. Bir hak ihlali olursa kul hakkına girer. Helallik almalı hem de gönülden tevbe etmek gerekir.
Soru: Namaz kıldığımız bir esnada deprem olsa veya yangın çıksa namazımızı bozmalı mıyız?
Cevap: Evet, bozmalıyız. İslam’da insan hayatı çok değerlidir. Zarurat-ı diniyyeden, yani dinimizce korunması şart olan şeylerden biri de canı korumaktır. Yangın, deprem veya herhangi tehlikeli bir durumda, kılınmakta olan namaz, selam verilip hemen bozulur ve gerekli tedbir alınır. Bozulan namaz yeniden kılınır. Bu namaz farz, vacib, sünnet, evde, işyerinde, camide, tek başına veya cemaatle kılınan namaz olsun fark etmez. Bu durumdaki kimse, gerekli hazırlıkları yapmak için namazını bozmaz da canına zarar gelirse tedbiri terk etmiş ve günah işlemiş olur. Çünkü can Allah-u Teala’dan emanettir.Namaz esnasında safdan birisi düşerse hemen namazı bozup ona yardımcı olmamız gereklidir.
Soru : Hocamıza namazda uyduğum zaman Sühanekeden sonra “Euzu billahi mineşşeydanirracim BismillahirRahmanirRahim”i benim de okumam gerekir mi ?
Cevap : Hayır, gerekmez. Cemaat olarak siz sadece “Sübhaneke” yi ilk rekatta, namaza başlama Tekbirinden sonra okursunuz ve süküt edersiniz. Çünkü ilk rekatta Euzü’yü ve her rekatta besmeleyi Fatihadan önce okumak sünnettir. Bu kıraattan (yani Fatiha-i Şerif’ten) önce okunur. Yani bunları okumak Fatiha’ya bağlıdır. İmama uyduğunuz için siz okumazsınız.
Ancak, imam veya yalnız namaz kılan, her “Subhaneke” okunduğu yerde peşine Euzü’yü ve Besmele’yi okumalıdır. Ayrıca imam veya yalnız namaz kılan, her Fatiha’dan önce Besmele’yi okur.
Soru:Bahçeden aldığımız portakal, mandalina vb. mahsülün zekatını vermemiz gerekir mi?
Cevap:Evet, alınan mahsülün öşrünü (zekatını) vermek farzdır. Eğer sulama masrafımız yoksa mahsül alınınca onda biri (1/10) veya kıymeti ihtiyaç sahiplerine verilir. Eğer masraf mal sahibi tarafından karşılanıyorsa o zaman yirmide bir (1/20) fakirlere öşür olarak verilir. Üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Her mahsül alındığında öşrünü (zekatını) vermek farzdır.
Ayrıca öşürle (bağ, bahçe, tarla vb.) zekatın (para, ticaret malı, altın vb. ) farkı; zekatta borçlar düşülür ama öşürde düşülmez.
Soru : Kabristanda cenazeyi defnetme esnasında kabre basmak caiz midir?
Cevap : Eğer bir zaruret yoksa caiz değildir. İslam’da insanoğlunun dirisi hürmete layık olduğu gibi ölüsü de hürmete layıktır. Bir zaruret yokken kabri çiğnemek, üzerine oturmak veya üzerinden geçmek uygun değildir. O kabirde yatana saygısızlık olur. Ama kenarına oturmanın mahzuru yoktur.
Soru : Kabir üzerine su dökmenin dinimizde yeri var mıdır?
Cevap : Mevtayı kabre defnedip, her şeyi bitirdikten sonra toprağın üzerine su dökmek Sünnettir.
Dinimizde yeri vardır. Bizzat Peygamber Efendimiz (sav) vefat eden sahabenin kabri üzerine su dökmüştür.(Bu suyla cenaze serinler, düşüncesi yanlıştır. )
Kabre su dökmenin iki sebebi vardır;
1) Toprak suyla daha da yerleşir. Rüzgarla savrulmaz ve kokunun yayılmasını engeller.
2) Kabir üzerinde yeşillik olur. Kabire su dökülmesi yeşilliği artırır. Yeşillik Allah’ı (cc) her zaman tesbih eder. Ölü istifade eder.
Soru : Nikah akdi yapılıyorken 200 gr. Altın mehir olarak kararlaştırıldı. Kocam 100 gr. mehri peşin olarak verdi. Bunun zekatını üç yıldır veriyorum. Fakat 100 gr. mehir alacağımın zekatını verecek miyim?
Cevap : Allah (cc.) mehri, kadının hakkı olarak kesinleştirmiştir. Nikah akdi esnasında mehr-i müsemma olarak (belirlenmiş mehir) 200 gr. mehir hakkınız kesinleşmiştir. Mehr-i muaccel olarak (peşin mehir) aldığınız 100gr. altın nisaba ulaştığı için zekatını her yıl vermelisiniz. (Nisab; 80.18 gr. altın birikince zekatını vermek farzdır.) Zaten şu ana kadar vermişsiniz. Geriye kalan mehr-i müeccel olan (ilerde verilmek üzere, peşin olmayan) 100 gr. altının zekatını, aldığınız zamandan itibaren üzerinden bir kameri yıl (354 gün) geçtikten sonra verirsiniz. Bu, ilerde verilecek olan 100 gr. altının geçen yıllara ait zekatını vermeniz gerekmez.
Önceki , peşin alınan ve yıllardır zekatını verdiğiniz 100 gr. altın elinizde mevcut ise yıllar sonra aldığınız diğer 100 gr. mehri ona eklersiniz. Sonra aldığınızın geçmiş zekatlarını vermezsiniz. Fakat elde nisab miktarı altına sahib olduğunuz için son alınan da ona eklenir. Ayrıca üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez.
Eğer elinizdeki harcanmış olsaydı o zaman son aldığınızın üzerinden de bir yıl geçmesi gerekirdi.













