Soru: Nazar değmesin diye yeni aldığım arabama nazar boncuğu takabilir miyim?
Cevap: Hayır. Takmayınız.Dinimizde nazar (göz değmesi) hakdır ve ondan Allah’a (cc) sığınmak lazımdır. Dinimiz bazı gözlerin insan ve eşya üzerindeki zarar verici etkilerini kabul etmektedir ve cevabını da vermektedir. Peygamberimiz (sav) göz değmesine karşı;
Ayet el-kürsiyi,İhlas Suresini,Felak Suresini,Nas Suresini okumuş ve bizlerin de okumamızı istemiştir.
Nazar boncuğu ve benzeri şeylerden fayda ummak ve bunların göz değmesine engel olacağına inanmak, boyuna veya başka yerlere (çocuk,araba,ev vb.) asmak caiz değildir. Güç, kuvvet ve kudret Allah’a (cc) aittir ve göz değmesine engel olacakta Rabbımızdır. O’na sığınmalıyız.
Soru:Beş vakit namaza başladım. Geçmişte kılamadığım namazlarımı kaza ediyorum. Arkadaşım vitir vacipleri de kaza ediyor musun, diye sordu? Hayır dedim. Vitir namazların kazası yapılır mi?
Cevap:Evet, geçmişte kılınmamış olan vitir namazlarının da kazası gerekir. Aslında asl olan namazları kazaya bırakmamaktır. Uyku ve unutkanlık dışında namazı kılmamak büyük günahlardandır. Çünkü namaz dinin direği cennetin anahtarı ve müminin miracıdır.Ama hak vaki olmadan önce ( ecel vakti gelmeden) pişman olup bir an evvel, önceden kılamadığımız beş vakit namazlarımızı ve vitir namazlarımızı kaza ederek kılmamız gereklidir.Kazaları kılıyorken sünnetleri de kılmak ( terk etmemek ) en doğru olanıdır. Eski sünnetler kaza edilmezler.
Soru: Çalışan bir kimsenin örneğin; iş yeri Ankara’da evi ise Adana’dadır. Bu kimse işinde iken seferi midir?
Cevap: Evi Adana’da olduğu için Ankara’ya gidiyorken Adana evlerinin bitiminden itibaren Ankara evlerinin başlangıcına kadar seferidir.( Büyükşehirlerde İlçe Sınırları Ölçüdür.)Ankara’da maaşını aldığı ve iş yerinin olduğu yerde 3-5-7-14 gece otel veya misafirhane vb. yerlerde kalıyorsa seferidir. Çalıştığı yerde kendi evi yok ise sadece ücretini almakla mukim olmaz. Ancak 15 gece ve üzeri Ankara’da ise mukim olur.
Soru: Seferde kazaya kalan dört rekatlık namaz mukimlik halinde kaç rekat olarak kılınır?
Cevap: Seferde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde kaza edilsin iki rekat olarak kılınır. Bunun tersi mukimlik halinde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde olsun dört rekat olarak kaza edilmesi gerekir. Mazeret olmaksızın bir namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Bu namaz kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Fakat geciktirilmesinden dolayı işlenilen günahların af edilmesi için tevbe ve İstiğfar etmek gerekir.
Soru: Cenaze sol tarafına yatırılmışsa ve kabir de tamamen kapatılmışsa yeniden kabri açmak gerekir mi?
Cevap:Hayır, kabir bundan dolayı açılmaz. Yani ölü yanlışlıkla sol yanı üzerine yatırılmış ve kabri de kapatılmış ise, sağ yanına yatırmak için kabri yeniden açmak mekruhtur.Hatta cenazenin yüzü kıbleye çevrilmemişse de kabir açılmaz.
Ancak kabrin toprağı henüz atılmadan anlaşılırsa tekrar kabre inilir ve ölü, sünnet üzere kıbleye doğru sağ yanına yatırılıp, yüzü de kıbleye çevirilir.Zaruret halinde ( otopsi vb. ) kabri açmak caizdir.
Soru:Dilencilik yapmak caiz midir?
Cevap:Dilenerek geçimini sağlamak dinimizde normal kazanç yollarından sayılmamıştır. Aç kalmayacak şekilde nafaka temin etmek her müslümana farzdır. Az da olsa, helalinden kazanç elde etmeğe gücü yeten veya bir günlük nafakası olan birinin dilencilik yapması ise haramdır. Dilenmek, kulun en son baş vuracağı bir ruhsattır. Zaten Müslümanın karakteri buna müsaade etmez.
Ancak nafaka kazanmaktan tamamen aciz olan birinin dilencilik yapması veya kendisine zekat, fitre, fidye, sadaka vb. yardım yapanın verdiğini alması caizdir. Bu şekilde aciz olup da başkalarından yardım istemeyip ölen, büyük günah işlemiş olur. Sanki kendisini tehlikeye atmış, intihar etmiş gibi olur ki; bu, dinimizde caiz değildir. Bu gibiler için dilenmek zillet sayılmamıştır. Hayat bize emanettir. Böyle zor durumda olanlara, ölmeyecek kadar kullanmak üzere haramlar helal kılınmıştır. Bu durumdaki muhtaçları bir kısım müslümanlar yedirmezlerse bütün müslümanlar mesul olur.
Soru: Boy abdesti alırken biri bir şey sorsa cevap vermemiz gerekir mi?
Cevap: Hayır, gerekmez. Abdest veya boy abdesti (gusül) alırken konuşmak uygun değildir. Aslolan bir ibadet içindeyken inançla,tefekkürle meşgul olmaktır. Abdest esnasında kısa bir zaman da olsa dünyevi şeylerden uzak olmak iyi olur. Ancak zaruri bir durum söz konusu ise konuşmanın da mahzuru yoktur.
Soru:Safer ayı uğursuz bir aydır, deniliyor. Bu anlayış dinimizde doğru mudur?
Cevap: Hayır, doğru değildir. Dinimizde Hicri ayların sayısı on ikidir ve hepsi Allah Teala’nın aylarıdır. Yine dinimizde ayların uğursuzluğu söz konusu değildir. Safer ayının fitne, fesat, bela ve musibet ayı olarak düşünülmesi ise İslam öncesine dayanır. Cahiliye döneminin bir çok hurafe düşünceleri arasında safer ayının uğursuzluğu da vardır.İbadetlerimize diğer aylarda dikkat ettiğimiz gibi bu ayda da dikkat ederiz.













