Soru: Cuma namazının farzını kılarken “niyet ettim bu vaktin farzını kılmaya, uydum imama“ desem, yeterli midir?
Cevap: Hayır, böyle niyet edilmesi Cuma namazının farzının niyeti için yeterli değildir.Çünkü “Cuma namazının farzı için“, “vaktin farzı“ diyerek niyet etmek olmaz. Zira asıl vakit, öğle namazının vaktidir. Doğrusu; “Niyet ettim, Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama” demektir.İmamı ismen belirlememek lazımdır. Çünkü “uydum Ahmet hocaya“ diye belirlenir de, imam başkası ise namaz olmaz.Namazların kaç rekat olduğunu niyette söylemek gerekmez.Niyetle tekbir arasına namaza aykırı (yeme-içme ve konuşma vb.) bir şey girmemelidir. Yani imam “safları düz tutalım“ dediyse niyeti bu açıklamadan sonra yapıp hemen tekbiri getirmelidir.Niyet namazın şartıdır, farzıdır.
Soru : Geceleri saat on ikiden sonra teheccüd namazını kılıp uyuyorum. Yaptığım doğru mudur?
Cevap : Sizin kıldığınız namaz “gece namazı“ dır. Bu ayrı bir nafile namazdır. Teheccüd namazının ise iki özelliği vardır;1- Yatsı namazından sonra kılınması,2- Az da olsa uyuduktan sonra uyanıp, gece kılınan nafile bir namaz olmasıdır. Peygamber Efendimiz (sav) teheccüd namazını devamlı kılmıştır. Müslümanlara da teheccüd namazı kılmak sünnettir. İki rekattan sekiz rekata kadar kılınabilir. Teheccüd namazını iki rekatta bir selamla kılmak daha faziletlidir. Dört rekat olarak da kılınabilir. Teravih namazı gibi kılınır. Şöyle niyet edilir;”Niyet ettim Allah rızası için teheccüd namazı kılmaya.”
Soru:Vakit girmeden ezan okunmuş ve namaz kılınmışsa bu namaz geçerli midir?
Cevap:Hayır, vakit girmeden okunan ezan da, vakit girmeden kılınan namaz da geçerli değildir. Vakit girmeden okunan ezanın tekrar okunması ve vakit girmeden kılınan namazın yeniden kılınması gerekir. Çünkü vakti gelmeden ezan okumak caiz değildir. Böyle okunan ezandan ilan etme maksadı meydana gelmemiştir. Ezanın iadesi gerekir.Namaz için ise vakit farzdır. Ezan okunmamış veya duyulmamış olsa bile vakit girince namazı kılmak farzdır.
Soru: Kızılay kan bağışı için cami önünde kampanya yapıyor. Ben nafile (yani farz, vacib olmayan) oruç tutuyorum. Kan versem orucum bozulur mu?
Cevap: Hayır, bozulmaz. Kan bağışında bulunmak sevabı çok olan salih ameldir. Ramazan ayı orucu dahi olsa kan vermek orucu bozmaz. Ancak vücudunun zayıf düşmesi ve sağlığının etkilenmesi söz konusu olursa, kan vermek mekruh olur. Yine de bozulmaz, kaza veya keffaret gerekmez. Oruca devam ederiz. Eğer hasta olurda doktorlarımızın verdiği ilaçları kullanıp orucu bozarsak, ilerde gününe gün kaza yaparız.Kan verilen kişinin de durumu aynıdır. Orucu bozulur, ilerde gününe gün kaza yapar.
Soru:Sabah işe gitmem için 06:15 de servise biniyorum. İmsak 06:20 de oluyor. Sabah ezanı 06:45 de okunuyor. İmsaktan önce namaz kılabilir miyim?
Cevap:Hayır, kılamazsınız. Sabah namazının vakti imsaktan sonra başlar güneş doğuncaya kadar devam eder. İmsaktan önce veya güneş doğduktan sonra kılınmaz. Güneş doğup, kerahat vakti çıktıktan sonra öğlen namazından önce, kerahat vaktine kadar sünnetiyle beraber eda değil kaza edilir.Ezan, sabah namazı vakti içerisinde herhangi bir zamanda okunabilir. Ezan, namazın sünnetlerindendir. Ezan, vaktin sünneti değildir. Hiç ezan duyulmasa bile vakit içinde namaz kılınabilir.İmsaktan sonra güneş doğmadan önce sabah namazını kılmak farzdır.En güzeli işleri namaza göre düzenlemektir.
Soru:Namazda başörtüm açılırsa namazım bozulur mu?
Cevap:Bir rükün miktarı açılırsa namaz bozulur. Bir rükün miktarı üç defa “Sübhanallah“ diyecek kadar bir zaman geçmesidir.Örtünmesi farz olan (setr-i avret) azalardan dörtte birinden az olan açılmalar, namazı bozmaz. Dörtte birinden fazla olan açılmalar namazı bozar.Namazda iken avret yerinin örtüsü açılsa ve hiç beklemeden açılan yer kapatılsa namaz bozulmaz. Bir rükün miktarı bekledikten sonra kapatılsa, namaz bozulmuş olur.Avret mahallinden açılan kısmın tekrar örtünmesi bir elle olmalıdır. İki elle yapılan hareketler amel-i kesire girer ve namazı bozar.
Soru:Kur’an’ı ne kadar zamanda bir hatim etmemiz tavsiye edilir? Mealini okumamız hatim olur mu?
Cevap:Kur’an-ı Kerim’i ayda bir hatim etmek müstehaptır. Bazı alimler yılda bir, kırk günde bir veya haftada bir hatim yapmayı tavsiye etmişlerdir. Üç günden aşağıya okumak uygun görülmemiştir. Böyle çok kısa zamanda okumak tecvid kurallarını ihmal ettirebilir. Onun için müstehap görülmemiştir.Kur’an’ın mealini okumak hatim sayılmaz ama sevabı çoktur. Ayrıca Allah’ın Kelamını anlamak için de en azından bir tefsir kitabı ( ayetleri açıklayan ve anlatan bir kitabı ) okumak her müslüman için gereklidir.
Soru: Bir kimse borcunu ödemediği halde kasten, bile bile; “Vallahi, billahi ben borcumu sana, kuruşu kuruşuna ödedim“ diye yemin etse ne yapması lazımdır?
Cevap: Bu, yalan yere yapılan yemindir ve en büyük günahlardandır. Bu çeşit yemine, “yemin-i ğamus“ denir. Böyle yapılan yeminin keffareti yoktur. Çünkü, keffaretle örtülecek ve silinecek bir günah değildir.Bu kimse Allah (cc) adına, yalan yere yemin ettiği için (ki en önemli yemin, yaratan Allah(cc) adına yapılan yemindir. Yemin, yaratılan yani baba, kardeş veya çocuk vb. adına yapılmaz. Geçerli de değildir) pişmanlık duymalı ve iyi bir tevbe ile tevbe etmelidir. Karşı tarafa ne kadar zarar vermişse onu ödemesi ve helallik dilemesi farzdır.
Soru : Tarlada, bağda, piknikte vs. hanımefendiler namazı oturarak mı kılmalıdır?
Cevap : Sağlıklı bir hanımefendi hangi ortamda olursa olsun, farz ve vacip namazı oturarak kılamaz. Farz ve Vacib namazların kıyamı erkekler için olduğu gibi hanımlar için de Farzdır. Terki namazın iadesini gerektirir. Sehv Secdesiyle de namaz tamamlanmış olmaz.Fakat Nafile Namazların (Sünnet Namazların) Kıyamı Sünnettir. Oturarak da kılınabilir. Sünnet namazların kıyamının terki Sehv Secdesini gerektirmez.













