Soru:Tarladan aldığımız arpamızı, buğdayımızı emanetçiye veriyoruz. Fiyatı belli olunca parasını alıyoruz. Bu caiz midir?
Cevap:Hayır, caiz değildir. Emanet ile alım-satım akdinin hükümleri sonuçları itibariyle farklıdır. Emaneti istediğinizde geri alabilmelisiniz. Emanet olarak verdiğiniz mal zayi olduğunda emanetçinin ihmali yoksa sorumluluk sizdedir ve emanetçi tazmin etmez. Ama siz ürününüzü satıyor ve akit yapıyorsunuz. “Parasını belli olunca veya 5-7 ay sonra değeri kaç lira ise ondan alırım” diyorsunuz. Bu caiz değildir. Çünkü ücreti meçhul (belirsiz) bırakılmıştır. Bu her ürün için böyledir. Elma, armut, fındık, fıstık gibi kilosu, cinsi, kıymeti vs. bilinmelidir. Ancak şöyle yaparsanız caiz olur. Emanet verirsiniz. Fiyat belli olduktan sonra buğdayınızı isterseniz emanet verdiğiniz tüccara, isterseniz bir başkasına satma hakkınız olduğunu da bilerek dilediğiniz kişiye satabilirsiniz. Yani emanet akdiyle satış akdini birbirinden ayırmalısınız.
Soru:Sosyal medyada ve bazı mecralarda herhangi bir dinî kaynağı olmayan ve “Bu mesajı şu kadar kişiyle (7, 15 vs.) paylaşmazsan 5 günde başına şu şu musibetler gelecek” türden mesajlar paylaşılmaktadır. Bu mesajlara inanmalı mıyız?
Cevap:Hayır, bir müslüman olarak bu mesajlara inanmamalıyız. Bu tür mesajlar, dinî esaslarımıza tamamen ters, aslı-astarı olmayan ve misyonerler tarafından insanları meşgul etmek için uydurulan batıl şeylerdir. Panik yoluyla müslümanlara yanlış dini bilgiler aşılayarak itikatlarını bozmak ve onları kendilerine faydası olmayan boş uğraşlarla meşgul etmek istemektedirler. Bu ve bunun gibi mesajları sırf sosyal medyada paylaşım sayısını artırma adına oluşturup, insanları vicdani açıdan baskı altına almak günahtır. Allah’ın (cc) takdirinden başkası olmaz. Allah’ın takdirinin ne olduğunu bilmediğimiz için de bize düşen tedbir almak ve müminler olarak sadece Allah’a tevekkül etmektir.
Soru:Kur’an’ı ne kadar zamanda bir hatim etmemiz tavsiye edilir? Mealini okumamız hatim olur mu?
Cevap:Kur’an-ı Kerim’i ayda bir hatim etmek müstehaptır. Bazı alimler yılda bir, kırk günde bir veya haftada bir hatim yapmayı tavsiye etmişlerdir. Üç günden aşağıya okumak uygun görülmemiştir. Böyle çok kısa zamanda okumak tecvid kurallarını ihmal ettirebilir. Onun için müstehap görülmemiştir.Kur’an’ın mealini okumak hatim sayılmaz ama sevabı çoktur. Ayrıca Allah’ın Kelamını anlamak için de en azından bir tefsir kitabı ( ayetleri açıklayan ve anlatan bir kitabı ) okumak her müslüman için gereklidir.
Soru: Ben müteahhitim. Ticari olarak ev ve işyerleri yapıyor ve satıyorum. İnşaat esnasında zekât vermem gerekir mi?
Cevap: Evet, gerekir. Yaptığınız bina hangi aşamada ise her sene zekât vereceğiniz tarihte inşaatın bitmiş olan kısmının maliyeti ne kadarsa, ona göre zekâtını vereceksiniz. Zekât hesabınız, Ramazan’dan Ramazan’a ise ve o yıl inşaatın hangi aşamasında iseniz, mesela %30 kadarında iseniz ve maliyeti ne kadarsa, o yıl ki borçlarınızı çıktıktan sonra, 1/40 (%2,5) zekât verirsiniz. İnşaat, %50 ise ona göre, %90 ise ona göre zekâtını sene bitince vereceksiniz. Yani ne kadarı bitmişse o miktardan yine o yılki borcunuzu düşerek zekât vereceksiniz. İnşaat tamamlandıktan sonra bir emlakçı gibi elinizde kalan daire ve iş yerlerinden yine bir senelik borçları çıktıktan sonra zekâtını verirsiniz.
Soru:Ay halinde veya lohusalık halinde kuran okuyup, namazı ve orucu eda edebilir miyim?
Cevap:Evet, dua niyetiyle bazı ayetler okunabilir. Bu durumdaki hanımefendi namaz kılmaz, oruç tutmaz. İlerde namazı kaza etmez fakat orucun kazası farzdır.Allah’ın Kelamı Kuran-ı Kerimi ay hali veya lohusa olan birinin eline (kılıfsız) alması caiz değildir. Bu durumdaki kişinin bir bineğe binerken ;
سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هَٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ (zuhruf,13) Binekten inerken; رَّبِّ أَنزِلْنِي مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنت خَيْرُ الْمُنزِللِينَ (mü’minun,29)
Bir musibet esnasında : إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ ve رَاجِعُونَ (bakara,256) gibi ayetleri okuması veya bir işe başlarken besmele çekmek, Fatiha, Ayet’ül kürsi, Felak, Nas ve İhlas Surelerini dua ve zikir niyetiyle, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle ezberden okuması caizdir.Bu durumlarda Kur’an’ı dinlemesi ve Ayetlere bakması caizdir. Sırf Kur’an’ı okumak niyetiyle olursa,caiz değildir.
Soru:Biz imama uymuş namaz kılıyorken birisi “yer verin ben de safa gireyim“ dedi. Biz de hareket ettik ve ona yer açtık. Bizim namazımız bozuldu mu?
Cevap:Evet, ikinizin de namazı bozulur. Namazda olan birisine “ileri git“ veya “safa girebilmem için yer ver“ diye dışardan biri tarafından emir verilse ve namaz kılan kişi bu emre uysa namazı bozulur. Namazın iadesi gerekir. Fakat namaz kılan kimse böyle bir talep olmadan kendi isteğiyle çekilerek yer verirse namazı bozulmaz.
Soru : Kur’an ayetleri yüklenmiş telefonla tuvalete girilebilir mi?
Cevap : Evet, bu tür telefonlarla tuvalete girmek caizdir. Telefon bir alettir. Kendisine Kur’an yüklenmiş telefon, mushaf hükmünde değildir.Ama yüzük, kolye vb. üzerinde Allah (cc) ismi gibi mukaddes kelimeler yazılıysa bunlarla tuvalete girmek mekruhtur. Bu tür nesneler şahsın üzerinde görünür olmayıp bunlarla tuvalete girmek caiz ise de söz konusu nesnelerle girmemek en uygun olan davranıştır.
Soru :Normal abdest aldıktan sonra veya boy abdesti (gusül)aldıktan sonra vücudumuzun abdest azalarının herhangi bir yerine suyun değmediğini, kuru kaldığını anlarsak veya görürsek ne yapmamız gerekir?Tekrar yeniden mi normal abdest veya boy abdesti almamız gerekir?
Cevap: Hayır. Tekrar yeni baştan boy abdesti veya normal abdest almaya gerek yoktur. O kuru kalan veya su değmemiş olan yeri sadece yıkamayla abdest tamamlanmış olur. Hatta boy abdesti(gusül)alan birisi ağzını veya burnunu yıkamayı unutmuş olsa (ki ağzı ve burnu yıkamak farzdır) bu kimse de daha sonra banyodan çıktıktan sonra hatırlasa veya görse sadece ağzını veya burnunu yıkamakla abdesti tamamlanmış olur.













