Soru : Bir buzağım var. Onu kurban bayramında kesmek istiyorum. Ama bayramın birinci günü itibariyle iki yaşını doldurmasına 17 gün kalıyor. Bunu kurban kesebilir miyim?
Cevap : Evet, kesebilirsiniz. Siz miladi takvime göre hesap yapıyorsunuz. İbadetler, namaz hariç (Namaz vakitleri güneşin hareketine göredir.) kameri ay hesabına göredir. Bir kameri yıl 354 gündür. Güneş takvimi ile arasında bir yılda 11 gün fark vardır. İki yılda toplam 22 gün fark eder. Sizin kurbanınızın güneş takvimine göre 17 günü eksiktir. Ancak bu buzağı kameri takvime göre iki yaşını doldurmuştur. Ve kurban edilmesi caizdir. Koyun ve keçinin kurban edilebilmesi için 1, devenin 5, sığırın da 2 yaşını bitirmiş olması gerekir. Yalnız koyun 6 ayını bitirmiş olup bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli ise onu da kurban etmek caizdir. “Anası gibi gösterişli ise kurban olur.“ sözü doğru değildir. Çünkü anası zayıf ve gösterişsiz olabilir.Kurbanlık hayvanlar, bu yaşları tamamlamamışlarsa kurban etmek caiz olmaz.
Soru:Bazı marketlerin sabit kiloda küçükbaş veya hisseli büyükbaş kurbanlık satması caiz midir?
Cevap:Hayır, caiz değildir. Çünkü kurbanlık küçükbaş veya hisseli büyükbaş hayvanlardan elde edilen etler farklı kilolarda olacağından bunları sabitlemek doğru değildir. Eğer elde edilen et miktarı sabit kilodan az olursa başkalarının hakkı alınmış olur, fazla olursa kişinin hakkı başkalarına geçer. Farklı kurbanlık hayvanların etlerini bu şekilde koli yaparak birbirine karıştırmamak gerekir.Kesilecek kurbanlık tayin edilmediği için marketlerden bu şekilde yapilan alışverişlerle sadece et satin alınmış olur ancak kurban ibadeti gerçekleştirilmiş olmaz.
Soru:Bir büyükbaş hayvanın beş hissesini ben, iki hissesini de iki arkadaşım, birer hisse ortak satın alabilir miyiz?
Cevap:Evet, alabilirsiniz, caizdir. Ancak, aile içi kurbanı olmadığı için, hisse sahipleri arasında adil paylaşım yapabilme adına, teraziyle yediye taksim edilmelidir. Sonra kura çekilir ve beş hisseyi bir kişi, diğer iki hisseyi de diğerleri birer hisse alırlar. Böylece son sınır yediye tamamlanmış olur. Hisseler tek olsun, çift olsun caizdir.İki kameri yılını doldurmuş sığır, manda vb. ile beş yaşını doldurmuş deve gibi kusuru olmayan büyükbaş hayvanlar 7 hisseye kadar kurban olabilir. Önceden büyükbaş kurbanlık hayvan satın alınca 2 veya 3 gibi hisse sayısını sınırlarsanız daha sonra ortak alamazsınız. “Yedi hisseye kadar kurban niyetiyle ortağımız olabilir” diye niyetlenmek en doğru olanıdır.
Soru:Kurbanlık olarak satın aldığımız hayvanda, sonradan, kurban olmasına engel kusurlardan biri meydana gelirse, bu kusurlu hayvanı kurban olarak kesmemiz caiz midir?
Cevap:Eğer zengin birinin satın aldığı kurbanda sonradan kurban olmasına engel olan kusurlardan biri ortaya çıkarsa, bu hayvanı kesmesi caiz değildir. Onun yerine başkasını alıp, kesmesi gerekir.
Eğer fakir ise ve satın aldığı kurbanda sonradan bir kusur ortaya çıksa bile bu kusurlu hayvanı kesmesi caizdir. Yenisini alması gerekmez. Hatta fakir birisi böyle kusurlu bir hayvanı kurbanlık olarak bayramda kesebilir, caizdir. Çünkü bu onun için bir nafiledir.Ama kesim esnasında kusur meydana gelirse zengin olsun, fakir olsun bu hayvanı kesmesi caizdir. Yenisini almaları gerekmez.
Soru : Kurbanımızın dersini veya bazı parçalarını kesen kimseye kesim ücreti olarak verebilir miyiz? Kişi kurbanı bir parçası eksik olarak satın alabilir mi? Ya da kurbanın bir parçasını satabilir mi?
Cevap : Hayır, kurbanın bir parçasının kesim ücreti olarak verilmesi caiz değildir. Kasabın kesim ücreti alması caizdir. Çünkü kesme fiili ibadet değildir. Şimdiye kadar kesim yapana, kesim ücreti yerine hayvanın deri vb. bir parçasını verdiysek, kıymetini fakirlere vermemiz gerekir.Kurbanı satın alınca da tamamına malik olmamız gerekir. Satan kimse dese ki; “başı vs. bende kalmak şartıyla bu kurbanlığı satıyorum“ alan da bunu kabul ederek satın alsa bu caiz olmaz. Kişi kurban niyetiyle tamamını satın alır.
Kurban sahibinin kurbanlığın herhangi bir parçasını satarak menfaat temin etmesi caiz değildir. Ama kendisi kullanabilir. Hayır olarak, inandığı ve güvendiği şahıs veya kurumlara bağış yapabilir.
Soru:Zekatımı verdiğim kimseyi fakir zannediyordum ama sonradan durumunun iyi olduğunu anladım. Ben zekatımı vermiş oldum mu? Yoksa yeniden mi vermeliyim?
Cevap:Zekat veren mutlaka taharride bulunmalıdır. Yani zekat vereceği kimseleri iyice araştırmalıdır.Araştırma yaptıktan sonra zekat verilecek kimselerden olmadığı ortaya çıksa dahi verdiği zekat geçerlidir. Tekrar vermesi gerekmez.Çünkü araştırma yapmıştır.Araştırma yapmadan zekatını birine verse ve sonra da fakir olduğu anlaşılsa, zekatı tamamdır. Yani zekatı yerini bulmuştur. Tekrarı gerekmez.Fakat araştırma yapmadan, zekatını, muhtaç/ fakir olduğunu zannederek birine verse ama verdiği kimse zengin çıksa zekatını vermemiş sayılır. Yeniden zekatını vermesi gerekir. Çünkü araştırma yapmamıştı. Burada dikkat edilmesi gereken konu araştırma yapma konusudur.
Soru : Bir kimse dinimize göre, damatlarına kalmasın diye malının tamamının hanımına, oğullarına bölüştürülmesini ve bir de yerine birini hacca göndermelerini vasiyyet etse ve ölse, bu nasıl uygulanır?
Cevap : Dinimizde hanım, oğul, kız vb. varisler mirasta hak sahipleridirler. Varis için vasiyyet geçerli değildir. Batıldır. Varisler hisselerine düşen miktarı alırlar. Birinin diğerinin hakkını rızasız zimmetine geçirmesi helal değildir. Hele enişte veya damatlar, hanımlarının kardeşleriyle miras taksimine hiç müdahil olmazlar. Miras damat veya eniştelerin değil, kadının hakkıdır.Ailenin geçim nafakası erkeğe aittir. Aile huzuru önemlidir. İslamda ferdi mülkiyet esastır. Baba ise ölümünden sonraya yönelik kızını veya herhangibir varisini mirastan mahrum bırakamaz. Erkeklerin ise miras taksiminde ; “biz babamızla çalıştık, kazandık, biriktirdik…” diyerek kız kardeşlerinin miras haklarını vermemeleri haramdır. Bu hakkı Allah (cc ) vermektedir.Karşılıklı rıza ile birbirlerine hibe edebilirler.













