Soru: Gözlerime lens taktırdım. Boy abdestime (gusül) engel olur mu?
Cevap:Hayır. Gusül abdestine de namaz abdestine de mani olmaz.
Çünkü gözlerin içi abdestte bedenin dışından sayılmaz.
Ama ağız ve burun bedenin dışından sayılır. Yani gusül abdesti alan birisi ağzını çalkalamaz, burnuna su vermezse boy abdesti almış olmaz.
Vücut temizliğini yaptıktan sonra (taharet),
Guslün farzı üçtür;
– Ağıza su vermek,
– Buruna su vermek,
– Tüm bedeni iğne ucu kadar kuru yer kalmaksızın yıkamaktır.
Tabii gusül abdestini normal (namaz vb.) abdestiyle beraber almak sünnettir. Ayakların olduğu yere su birikiyorsa, ayakları yıkamayı en sona bırakmak gerekir.
Soru:Arkadaş gurubuma yemek yerlerken tevafuken denk geldim. Beni çağırmamışlardı. Yemin ederek “Vallahi çağırsanız da sizin yemeğinizi gelip yemeyeceğim.“ dedim. Ne yapmam gerekir?
Cevap:Ya yemininizi tutacak, davet etseler de gitmeyeceksiniz. Veya yemininizi bozacak ve eğer ortam meşru bir ortam ise dostlukları kesmemek adına ikram edilen yemeği yiyerek yemin keffareti ödeyeceksiniz.
Yemin Keffareti; ya on fakiri bir gün sabah-akşam yedirmek veya bir fakiri on gün sabah-akşam yedirmek veya on fakiri giydirmekten ibarettir. On fakire ayrı ayrı fitre miktarı (sadaka-i fıtr) para da verilse olur. Eğer maddi durumunuz müsait değilse üç gün peş peşe oruç tutarsınız.
Soru:Ben şoförüm. Devamlı yollardayım. Namaz ve oruç ibadetimi nasıl yerine getirmem gerekiyor?
Cevap:Dinimiz yaşanması kolay bir dindir. Bu gibi durumlarda kolaylıklar daha fazladır.
Devamlı sefer halinde olan şoförler dört rekatlı namazları iki rekat, üç rekatlıları üç rekat, iki rekatlıları iki rekat olarak kılmaları lazımdır, vacibdir. (Azimettir.) Dört rekatlı namazı yolculukta yine dört rekat olarak kılmak mekruhtur. Sünnetleri, eğer zamanları müsaitse tam olarak kılarlar. “Ben yolcuyum, eve veya gideceğim yere varınca iki, üç günün namazlarını toplu olarak kaza ederim.“ diyerek, kazaya bırakmaları doğru değildir. Namazlar, imkan varken kazaya bırakılmaz.
Yolculukta imkan varsa orucları tutmak daha hayırlıdır ve mubahtır. Ama tutmamaya da ruhsat vardır. Tutulamayan oruçlar ilerde kaza edilir.
Soru:Bu Pazar’ı Pazartesi ‘ye bağlayan gece Mevlit Kandilidir. Nafile oruç tutmak istiyorum. Ne zaman tutmalıyım?
Cevap:Bu günlerden birine mahsus farz veya vacip oruç yoktur.
Ama siz nafile, müstehap oruç tutmak istiyorsanız. Soruda geçen kandille ilgili olarak Pazartesi gününü oruçlu geçirmeniz müstehaptır.
Kandillerimizi; dualar ile, varsa kaza namazları kılarak, Kur’an-ı Kerim, tefsir, hadis-i şerifler, Peygamberimizin hayatı ve ilm-i hal okuyarak geçirmek doğru olur. (İlm-i Hal bilgisi her bir mü’ minin bilmesi gereken farz-ı ayn ilimdir.) Ayrıca ölüm hak, ölüm gerçek ve biz de öleceğiz, onun için tövbe ve istiğfar edelim. Bir daha geriye dönmemek üzere günahlarımıza pişmanlık duyup, terk etmeye karar verelim. Çevremizle özellikle akrabalarımızla helalleşelim. Borç ve kul hakkı bırakmayalım. Çünkü Allah (cc) ahirette hesap soracaktır.
Kandil gecelerinin evvelinde değil, doğrusu gecesini takip eden gününde oruç tutmak müstehabdır.
Soru:Boy abdesti almak için su bulamayan ne yapmalıdır?
Namazlarını nasıl kılmalıdır?
Cevap:1. Su bulamayan,
- Sağlık bakımından suyu kullanma imkanı olmayan kimseler teyemmüm abdesti alır.
Boy abdesti (gusül) gereken birisi su bulamaz veya suyu kullanması mümkün olmazsa teyemmüm abdesti alır. Bu teyemmümle de namazını kılar. Eğer abdesti bozan bir durum meydana gelirse bu, boy abdestini (gusülü) bozmaz; abdesti bozulmuş olur. Yeterince su varsa abdest alır, yoksa namaz için teyemmüm abdesti alır ve namazını kılar. Boy abdesti yerine zarureten teyemmüm alan, suyu kullanma imkanına sahip olunca suyla boy abdesti alması gerekir.
Soru:Köyde, misafirlerimizi ağırlamak ve yemeklerde kullanmak için kestiğimiz kaz veya tavukların vb. tüylerinin yolunması için sıcak suya sokulmasının mahzuru var mıdır?
Cevap:Su kaynama derecesine ulaşmadığı sürece caizdir. Tüylerinin kolay yolunması için kaynar olmayan sıcak suda ( 50 – 60 dereceyi gecmese iyi olur ) bekletmeden hemen batırıp – çıkarmanın veya sudan geçirmenin mahzuru yoktur.
Fakat hayvanın iç organları temizlenmeden kaynar suya sokulursa, bu necaset ete sirayet eder ve etini yemek caiz olmaz.













