Adnan Arslan İle Soru Cevap

Adnan Arslan
Facebook
Twitter
WhatsApp

Soru: Cenaze  sol tarafına yatırılmışsa ve kabir de tamamen kapatılmışsa  yeniden kabri açmak gerekir mi?

Cevap:Hayır, kabir bundan dolayı açılmaz. Yani ölü yanlışlıkla sol yanı üzerine yatırılmış ve kabri de kapatılmış ise, sağ yanına yatırmak için kabri yeniden açmak mekruhtur.Hatta cenazenin yüzü kıbleye çevrilmemişse de kabir açılmaz.Ancak kabrin toprağı henüz atılmadan anlaşılırsa tekrar kabre inilir ve ölü, sünnet üzere kıbleye doğru sağ yanına yatırılıp, yüzü de kıbleye çevirilir.Zaruret halinde ( otopsi vb. ) kabri açmak caizdir.

 

Soru:Kur’an-ı Kerim mana olarak Allah’a, lafız olarak Hz. Peygamberimiz (sav)‘e ait olduğunu iddia edenler var. Bu bilgi doğru mudur? İçindeki kıssalar için ne dersiniz?

Cevap:Hâşâ, asla bu iddia doğru değildir.Kur’an-ı Kerim’in manası da lafzı da Allah’a aittir.Bu konuda bir çok Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif bulunmaktadır. “Lafzı Muhammed’e aittir” sözü oryantalistlerin (Doğubilimci) ve onlara tabi olanların uydurması ve iftirasıdır. Mekkeli müşrikler bunu söylemediler ama tarih sahnesinde Kur’an-ı Kerim’e karşı savaş açanlar bu iddialarda bulunmuşlardır. Ama Kuran’ın indireni de kıyamete kadar koruyanı da Allah’tır (cc).Kelamullahtır.

Kur’an-ı Kerim mucizedir. Tek harfi bile değişmeden günümüze kadar gelmiştir ve kıyamete kadar da öyle kalacaktır. İçinde geçen kıssalar da gerçekten hepsi yaşanmış, hakikati olan kıssalardır. Her birisi Peygamberimiz (sav) için teselli, bizim için ayrı ayrı ibretlik hayatlardır.Bu imani bir konudur. Biz buna böyle iman ettik.

 

Soru: Seferde kazaya kalan dört rekatlık namaz mukimlik halinde kaç rekat olarak kılınır?

Cevap: Seferde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde kaza edilsin iki rekat olarak kılınır. Bunun tersi mukimlik halinde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde olsun dört rekat olarak kaza edilmesi gerekir. Mazeret olmaksızın bir namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Bu namaz kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Fakat geciktirilmesinden dolayı işlenilen günahların af edilmesi için tevbe ve İstiğfar etmek gerekir.

 

Soru:Kardeşleri olan fakat öz çocuğu olmayan bir kişi bakımını üstlenip büyüttüğü kız veya erkeğe bütün malını öldükten sonrası için vasiyyet edebilir mi?

Cevap:Dinimizde kimlerin varis olduğu, kimlerin olmadığı tek tek açıklanmıştır. Duruma göre kardeşler de varistir. Zaten varislere vasiyyet caiz değildir. Kendi çocuğu olmayan, (babası-annesi başkası olan) bakıp – büyüttüğü şahsa kendisinin ölümünden sonrası için vasiyyet edebilir. Ama bu malın üçte birini geçemez. Geri kalan, varislerin hakkıdır. Bu hakkı Allah ( cc ) vermiştir.Kişi hayatta iken mülkünü tasarrufta muhayyerdir. (serbesttir.) Varislere karşı adaletli olmak kaydıyla, malını ölmeden önce, yetiştirdiği kişinin mülkiyetine geçirebilir. O zaman varisler karışamaz.Ayrıca; Allah ve Rasulüne isyanla, günahla zamanını geçiren birine vasiyyet etmekte mekruhtur.

 

Soru :  Zemzem suyuNedir , Ne anlamamı vardır ve Kim Bulmuştur. ?     

Cevap : Allah Resûlü “Allah, İsmail’in anasına rahmet etsin! Şayet o, (suyun etrafını çevirmede) acele etmeseydi, zemzem, akan bir pınar olurdu.” (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 9) demişti zemzem suyunun hikâyesini anlatırken. Bu, aynı zamanda Hz. Hacer’in de hikâyesiydi. Hz. İbrahim hanımı Hacer’i ve oğlu İsmail’i Filistin’den getirip Mekke’ye yerleştirmişti. O zamanlar kimsenin yaşamadığı bu kızgın çölün ortasında kucağında bebeğiyle Rabbine emanetti Hz. Hacer. Günler sonra yanında getirdiği erzak ve su bitti. Oğlu susuzluktan kıvranıyordu toprağın üstünde. Onu öyle görmeye dayanamıyordu. Kalktı yakınındaki Safâ tepesine koştu. Etrafına baktı kimseyi göremedi. Sonra karşıdaki Merve tepesine koştu, yine kimse yoktu. Bu halde iki tepe arasında yedi defa gitti geldi. En son Merve’ye çıktığında bir ses işitti ve yardım istedi. Bunun üzerine bir melek göründü, topuğuyla (ya da kanadıyla) bulunduğu yeri kazdı ve nihayet bereketi günümüze kadar gelen zemzem suyu ortaya çıktı.

 

Soru : Biz hanımlar anne, baba veya akrabalarımızın kabirlerini ziyaret etmek için mezarlığa gidebilir miyiz?

Cevap : Evet, kadına da, erkeğe de kabir ziyareti caizdir. İslamın ilk dönemlerinde, kabir ziyaretinde,  cahiliyye dönemine ait yanlış anlayışların/uygulamaların devam ettiği görülünce Hz. Peygamber ( sav ) bu ziyaretleri erkeğe de kadına da yasaklamıştır. Ama daha sonra ayırım yapmadan, kabirleri ziyaret etmemizi; ölümü, ahireti hatırlamamızı ve özellikle ibret almamızı istemiştir.Kabirleri ziyaret etmemizin mahzuru yoktur ancak İslami hassasiyetlerimize dikkat edelim. Ziyaretlerimizin ziyaret edene de fayda vermesi gerekir.

 

Soru: Nazar değmesin diye yeni aldığım arabama nazar boncuğu takabilir miyim?

Cevap: Hayır. Takmayınız.Dinimizde nazar (göz değmesi) hakdır ve ondan Allah’a (cc) sığınmak lazımdır. Dinimiz bazı gözlerin insan ve eşya üzerindeki zarar verici etkilerini kabul etmektedir ve cevabını da vermektedir. Peygamberimiz (sav) göz değmesine karşı;Ayet el-kürsiyi,İhlas Suresini,Felak Suresini,Nas Suresini okumuş ve bizlerin de okumamızı istemiştir.

Nazar boncuğu ve benzeri şeylerden fayda ummak ve bunların göz değmesine engel olacağına inanmak, boyuna veya başka yerlere (çocuk,araba,ev vb.) asmak caiz değildir. Güç, kuvvet ve kudret Allah’a (cc) aittir ve göz değmesine engel olacakta Rabbımızdır. O’na sığınmalıyız.

İlgili Haberler

Puan Durumu