Antakya Doğa Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Dr. Biyolog Samim Kayıkçı, sonbaharın Hatay’da doğayla buluşmak için en güzel dönemlerden biri olduğunu belirterek vatandaşlara doğa yürüyüşü çağrısında bulundu. Kayıkçı, doğal güzelliklerin yanı sıra mevsimin sunduğu şifalı meyvelere de dikkat çekti.
Akdeniz ikliminin sunduğu avantajlara dikkat çeken Dr. Biyolog Samim Kayıkçı, özellikle gündüz saatlerinde etkisini sürdüren ılıman havaların doğa yürüyüşleri için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Sonbaharla birlikte Hatay’ın doğasının adeta renk değiştirdiğini belirten Kayıkçı, ağaç ve çalıların farklı renkleri, kuş sesleri, mevsim çiçekleri ve kelebeklerle doğanın insanlara huzur sunduğunu vurguladı.
Doğanın sunduğu doğal lezzetler
Hatay’ın zengin bitki örtüsünün sonbaharda birbirinden değerli doğal meyveler sunduğunu belirten Kayıkçı, alıç (zarur), murt (hambeles), keçiboynuzu (harnup), yabani böğürtlen, çitlenbik, menengiç ve hartlap gibi birçok doğal ürünün bu dönemde doğada yerini aldığını ifade etti.
Kayıkçı, doğanın insanları kış mevsimine hazırlarken aynı zamanda birbirinden değerli doğal ürünleri de sunduğunu belirterek, doğa yürüyüşlerinin bu açıdan da ayrı bir önem taşıdığını dile getirdi.

Tarih ve doğa aynı rotalarda buluşuyor
Hatay’ın doğa yürüyüşleri açısından oldukça zengin bir kent olduğuna dikkat çeken Kayıkçı, tarihi ve doğal güzelliklerin aynı rotalarda keşfedilebildiğini belirtti.
St. Simon Manastırı, Bakras Kalesi, Habib-i Neccar Dağı, Yıldırım Deresi, Harbiye Şelaleleri, Titus Tüneli ve Beşikli Mağara, Gelinler Dağı, Karaçay Baraj Gölü, Gölbaşı Gölü, Geçilmez Kanyonu, Arsuz Yanartaş ve Amanos Dağları’nın doğa tutkunları için önemli güzergâhlar olduğunu kaydetti.
“Ruh ve beden sağlığımızı ihmal etmemeliyiz”
Doğa yürüyüşlerinin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine de dikkat çeken Kayıkçı, güzel manzaralar eşliğinde yapılan yürüyüşlerin fiziksel aktivitenin yanı sıra ruhsal açıdan da insanlara katkı sağladığını belirtti.

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da hem fiziksel hem de ruhsal açıdan büyük yaralar oluştuğunu hatırlatan Kayıkçı, yeniden inşa sürecinin devam ettiği kentte vatandaşların zaman zaman şehir merkezinin yoğunluğundan uzaklaşarak doğayla buluşmasının önemine işaret etti.
Kayıkçı, “Şehrin yeniden inşası devam ediyor. Kent adeta büyük bir şantiye alanına dönüşmüş durumda. Her yerde toz ve yoğunluk var. İklim koşulları hâlâ elverişliyken, kısa süreliğine de olsa bu keşmekeşten uzaklaşıp doğal alanlarımızı ziyaret etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Hatay yeniden inşa edilirken insanların kendi sağlıklarını da ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Kayıkçı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Şehri yeniden inşa ederken büyük hasar gören beden ve ruh sağlığımızı ihmal etmemeliyiz. Unutmamamız gerekiyor ki sağlığımız olmadan dünyanın en güzel şehrinde bile yaşamanın bir anlamı olmaz.”














