Çocuğunuz son zamanlarda televizyonun sesini normalden fazla mı açıyor? Ya da ona seslendiğinizde sizi duymuyormuş gibi yapıp “Efendim?”, “Ne dedin?” gibi tepkiler mi veriyor? Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa, arkasında inatçı bir yaramazlık değil, tıp dilinde seröz otit, halk arasında ise kulakta sıvı toplanması adı verilen sinsi bir kulak hastalığı olabilir.
Seröz otit, alışık olduğumuz o şiddetli, kulak tırmalayan, ağrılı ve ateşli kulak iltihaplarına hiç benzemez. Bu hastalığın en tehlikeli yanı tamamen ağrısız ve ateşsiz seyretmesidir. Kulak ağrısı olmadığı için çocuk şikayet etmez, anne baba durumun farkına varmaz ve hastalık kulak zarının arkasında sinsice ilerler.
Kulak Arkasında Ne Oluyor?
Normal şartlarda orta kulak, içi hava dolu bir boşluktur ve buradaki havanın basıncı, genizle kulak arasında bir köprü görevi gören Östaki borusu sayesinde dengelenir. Ancak çocuklarda bu boru yetişkinlere göre daha kısa ve düzdür. Üstelik daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz geniz eti büyümesi, alerjiler, sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları veya grip/nezle gibi durumlar bu borunun tıkanmasına yol açar.
Östaki borusu tıkandığında orta kulak havalanamaz. Havalanamayan bu kapalı boşlukta zamanla vakum etkisi oluşur ve çevre dokulardan sıvı sızmaya başlar. Orta kulak, hava yerine akışkan veya zamk gibi koyu bir sıvı ile dolar. Kulak zarı, arkasındaki bu sıvı yüzünden rahatça titreşemez ve çocuk sesleri sanki “suyun altındaymış gibi” boğuk duymaya başlar.
Neden Çocukluk Çağında Sık Görülür?
Seröz otit neredeyse her çocuğun hayatında en az bir kez karşılaştığı bir tablodur. Özellikle kreş ve okul dönemindeki çocuklarda, sigara dumanına maruz kalanlarda, anne sütünü az almış veya yalancı emzik kullanımı uzun sürmüş çocuklarda risk çok daha yüksektir.
Hastalık ağrı yapmadığı için genellikle öğretmenlerin “Bu çocuk dersi dinlemiyor, dikkati dağınık” uyarısıyla ya da anne babanın çocuğun seslere geç tepki verdiğini fark etmesiyle ortaya çıkar. Eğer bu süreç uzun sürerse, işitme kaybına bağlı olarak çocukta konuşma geriliği, ders başarısında düşüş ve hırçınlık gibi psikolojik belirtiler baş gösterir.
Tedavide Ne Yapılıyor? Kulak Tüpü Nedir?
Seröz otit teşhisi konulduğunda Kulak Burun Boğaz hekimleri hemen ameliyat demezler. İlk aşamada sıvıya yol açan nedenleri (alerji, geniz eti enfeksiyonu vb.) çözmek için ilaç tedavisi uygulanır ve çocuk 2-3 ay boyunca takibe alınır. Yaz aylarının gelmesi, denize girilmesi ve enfeksiyonların azalmasıyla bu sıvı genellikle kendiliğinden kurur.
Ancak ilaçlara rağmen sıvı kurumuyor, koyulaşıyor (zamk yada bal kıvamına geliyor) ve işitme kaybı devam ediyorsa cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Yapılan işlem son derece basittir: Kulak zarına mikroskobik bir çizik atılarak arkadaki sıvı boşaltılır ve o deliğe kulak tüpü adı verilen, pirinç tanesinden küçük bir aparat takılır. Bu tüp, çalışmayan Östaki borusunun görevini üstlenerek kulağın içeriden hava almasını sağlar. Tüpler genellikle 6 ay ila 1 yıl içinde kulak zarının kendini yenilemesiyle kendiliğinden dışarı atılır ve ikinci bir ameliyata gerek kalmaz. Kendiliğinden atılamazsa doktor çıkartır onu.
Bu süreçte kulaklar sudan korunur, deniz ve havuz benzeri aktiviteler yasaklanır.
Sözün özü; çocuğunuzun sinsi bir işitme kaybı yaşamaması ve okul başarısının gölgelenmemesi için özellikle kış aylarında geçirdiği grip ve nezle süreçlerinden sonra kulak sağlığını gözlemlemek hayati önem taşır. “Sesleniyorum ama işine gelmediği için bakmıyor” demeyin; bir KBB hekimine danışarak kulak arkasındaki o sinsi sıvıyı erkenden tanıyın ve tedavi ettirin.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye olarak kabul edilmemelidir ve herhangi bir sağlık sorunu için bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.












