17 Ağustos’tan 6 Şubat’a: Hafıza, Ders ve Hazırlık

d6d0ec05-d7d7-42fd-a25c-e263e18d20d6-740x420
Facebook
Twitter
WhatsApp

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen Marmara Depremi, yalnızca binaları değil; şehirlerin güven duygusunu, ailelerin geleceğini ve toplumun afetlere bakışını da derinden sarstı.

Mw 7,6 büyüklüğündeki ve yaklaşık 45 saniye süren depremde resmî verilere göre 17.480 insanımız hayatını kaybetti, 23.781 vatandaşımız yaralandı; 285.211 konut ile 42.902 iş yeri hasar gördü. 2010 tarihli TBMM Araştırma Raporu’nda can kaybı 18.373 olarak güncellendi. AFAD verileri

Aradan 24 yıl geçti…

6 Şubat 2023 günü saat 04.17’de Mw 7,7; saat 13.24’te ise Mw 7,6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana geldi. Yaklaşık 120 bin kilometrekarelik alanda 11 ilimiz ağır biçimde etkilendi. Resmî verilere göre 53.537 insanımız hayatını kaybetti, 107.213 vatandaşımız yaralandı.

17 Ağustos bize yapı güvenliğinin önemini göstermişti.

6 Şubat ise hazırlığın yalnızca bina yapmakla sınırlı olmadığını; şehirlerin bütün sistemleriyle dirençli hâle getirilmesi gerektiğini yeniden ve çok ağır bir bedelle hatırlattı.

Çünkü afetlere hazırlık;

▪️ Riskli yapıların tespit edilmesi ve gecikmeden güçlendirilmesidir.

 

▪️ Zemine uygun, denetlenebilir ve tavizsiz şehirleşmedir.

▪️ Mahalle bazlı risk envanteri ve afet planlarının hazırlanmasıdır.

▪️ Toplanma alanlarının kâğıt üzerinde değil, sahada erişilebilir tutulmasıdır.

▪️ Su, enerji, ulaşım ve haberleşme altyapısının alternatifli kurulmasıdır.

▪️ Hastanelerin, itfaiye merkezlerinin ve kamu binalarının afet anında çalışmaya devam edebilmesidir.

▪️ Arama-kurtarma kapasitesinin ilk 72 saate göre planlanmasıdır.

▪️ Çocukların, yaşlıların, engellilerin ve kronik hastaların özel ihtiyaçlarının önceden belirlenmesidir.

▪️ Afet sonrasında barınma, eğitim, sağlık ve psikososyal desteğin birlikte yürütülmesidir.

Yerel yönetimler açısından hazırlığın temel ölçüsü, yalnızca kaç aracın veya personelin bulunduğu değildir. Asıl ölçü; doğru verinin ne kadar hızlı üretildiği, kurumların ne kadar uyumlu çalıştığı ve yardımın ihtiyaç sahibine ne kadar kısa sürede ulaştırılabildiğidir.

Bu nedenle şehirlerimizde;

  1. Bina, nüfus ve altyapı verilerini bir araya getiren güncel afet bilgi sistemleri kurulmalı,
  2. Her mahalle için tahliye, ulaşım, lojistik ve toplanma planları hazırlanmalı,
  3. Kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, meslek odaları ve gönüllüler düzenli tatbikatlarda buluşmalı,
  4. Afet yönetimi siyasi ve idari değişimlerden etkilenmeyecek kalıcı bir kurumsal yapıya kavuşturulmalı,
  5. Vatandaşlarımız aile afet planlarını hazırlamalı; eşyalarını sabitlemeli, toplanma alanlarını öğrenmeli ve en az 72 saatlik afet çantası bulundurmalıdır.

Hatay’ın bize öğrettiği en temel gerçek şudur:

Bir şehri yeniden ayağa kaldırmak, yalnızca konut inşa etmek değildir. Hafızayı, komşuluğu, ekonomiyi, eğitimi, kültürü ve insana duyulan güveni de yeniden inşa etmektir.

17 Ağustos’u ve 6 Şubat’ı yalnızca yıldönümlerinde hatırlamak yeterli değildir. Kaybettiğimiz her can, bize bilimden, mühendislikten, denetimden ve ortak akıldan vazgeçmeme sorumluluğu yüklemektedir.

Depremin zamanını bilemeyebiliriz; fakat meydana getireceği yıkımı azaltabiliriz.

Anmak; hatırlamaktan öte, hazırlanma sorumluluğudur.

17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; yakınlarına ve milletimize sabır diliyorum.

İlgili Haberler

Puan Durumu