Adnan Arslan Hoca İle Soru Cevap

Adnan Arslan
Facebook
Twitter
WhatsApp

Soru:Zan ile orucu bozana keffaret mi, kaza mı gerekir?

Cevap:Konusuna göre değişir. Örnek;

-Unutarak yiyip/içenin veya isteği dışında kusan bir kimsenin orucu bozulmaz ama bozuldu zannıyla yemeye/içmeye devam ederse  bu kimseye yalnız kaza gerekir. Keffaret gerekmez.

-Kan aldıran veya gıybet eden bir kimsenin orucu bozulmaz ama bozuldu zannederek kasden yeme/içmeye devam etse bu kimseye kaza ile birlikte keffaret de gerekir.

-Bir hanımefendi adet günü zannederek orucunu bozarsa ve o gün adet olmazsa hem kaza hem de keffaret gerekir.

Çünkü, genel kural; vücuda birşeyin girmesi orucun rüknünü ortadan kaldırır. Böyle olunca şüphe doğar. Şüphe de keffareti düşürür.

 

Soru : Ramazan veya kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanın da kazası gerekir mi?

Cevap : Ramazan orucu:

-Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsakdan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza  gerekir.

-Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir.

Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.

-Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.

-Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.

-Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)

-Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yiyilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir. Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye,üçe… çıkmaz.

 

Soru : Ramazan orucunun hepsine veya teravih namazının hepsine bir niyet yapsak yeterli midir?

Cevap : Ramazan orucuna niyeti kalben yapmak kafidir. Sahura kalkmak da bir niyettir. Dil ile söylemek daha faziletlidir.Ramazan orucunun her gününe ayrı ayrı niyet etmek farzdır. Yarın ki orucun niyeti, güneşin batmasıyla başlar kaba kuşluğa yani yaklaşık öğlen namazına bir saat kalıncaya kadar devam eder. Tabi ki imsaktan bu vakte kadar yeme-içme vs. olmamalıdır.Akşam namazı vaktinden önce ve kaba kuşluktan sonra Ramazan orucuna niyet geçerli olmaz. Niyetin en güzeli; “niyet ettim yarınki Ramazan-ı Şerif orucunu tutmaya“ demektir.Teravih namazına tek niyet yeterlidir. Selamlardan sonra yeme, içme veya konuşma gibi hareketler olmadıkça 20 rekata bir niyet kafidir.Bütün namazlara niyette rekat sayısını söylemek gerekmez.

 

Soru: Seferde kazaya kalan dört rekatlık namaz mukimlik halinde kaç rekat olarak kılınır?

Cevap: Seferde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde kaza edilsin iki rekat olarak kılınır. Bunun tersi mukimlik halinde kazaya kalan dört rekatlı namaz, ister seferilik halinde, ister mukimlik halinde olsun dört rekat olarak kaza edilmesi gerekir. Mazeret olmaksızın bir namazı kazaya bırakmak büyük günahtır. Bu namaz kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Fakat geciktirilmesinden dolayı işlenilen günahların af edilmesi için tevbe ve İstiğfar etmek gerekir.

 

Soru:Sünnet namaz kılıyordum, cemaat farza başladı. Benim sünneti bozmam gerekir mi?

Cevap:Başlamış olduğunuz nafile namazın (Farzın önünde veya arkasında kıldığımız sünnetlere de nafile denir.) başında iseniz iki rekatını tamamlar, selam verir, cemaate yetişir ve farzı cemaatle kılarsınız. Eğer bu bozduğunuz öğlen namazının ilk sünneti ise farzı kıldıktan sonra bu dört rekat sünneti kaza edersiniz. İkindi ve yatsının sünnetleri gayr-i müekked sünnet olduğu için iki rekat + iki rekat namazlardır. Ve ikindinin farzından sonra nafile namaz için kerahet vakti olduğundan iki rekat daha kılınmaz. Kılınan namaz yatsının sünneti ise kılamadığı ilk iki rekatını dilerse farzdan sonra kılabilir.

Eğer kıldığı dört rekatlı sünnetin üçüncü rekatına kalkmış ise kişi artık namazını bozmaz, dört rekata tamamlar.Sabah namazının sünnetinde ise  tahiyyatta bile olsa farza yetişeceğine kanaat getiren kişi, gerekirse subhanekeyi ve bazı sünnetleri terk eder ama iki rekat sünneti tamamlar. Çünkü sabah namazının sünnetine vacib diyen alimler de vardır.

Sünneti kılarsa farza yetişemeyeceğine kanaat getiren ise artık sünneti terk eder ve imama uyarak farza başlar. Ve farzdan sonra da sünneti kaza etmez.

 

Soru:Televizyondan Mekke veya Medine imamına Türkiye’den uyarak namaz kılabilir miyim?

Cevap:Hayır, televizyon, radyo vb. iletişim araçlarında gördüğümüz imama uyarak namaz kılınmaz. İmamla cemaatin aynı yerde olmaları gerekir. Eğer imamla cemaat arasından bir yol veya nehir geçiyorsa bu mesafe imama uymaya engeldir. Cami içinde bile bir veya birkaç saf boşluğundan sonra geride kalarak imama uymak mekruhtur. Bundan dolayı taburede oturarak namaz kılmaktan başka imkanı olmayanlar da, taburelerini alıp safa katılarak imama tabi olmalıdırlar. Safa katılmayıp geride namaz kılmaları mekruhtur.Televizyon gibi iletişim araçlarında kılınan namaza (Namaz mahallemizde kılınıyor olsa dahi) uyarak namaz kılmak caiz değildir.

 

Soru:Namazımın rekatlarında şüphe ediyorum.  Ne yapmam gerekir?

Cevap:Evvela şu bilinmeli ki yerine getirdiğimiz ibadetler şüphelerden beri olmalıdır. Bir kimse, kıldığı namazın rekatlarının 1. rekat mı, 2. rekat mı olduğunda şüphe etse ve bu şüphe ömründe ilk defa meydana gelse o namazı yeniden kılması gerekir.Bu kimse, rekat konusunda daha önce de şüpheye düştüyse kalben araştırma yapar ve karar verir. Namazı yeniden kılması gerekmez. Şüpheyle kıldığı namazların sonunda sehiv secdesi yapar. Namazı tamam olur.

Örnek; Zaman zaman rekat konusunda şüphe eden bir kimse, sabah namazını bir mi, iki mi kıldım diye şüphe etse ve kalben bir rekat kıldığına karar verse, ona bir rekat daha ekler ve sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer kalben karar veremezse azını kabul eder ve bir rekat daha ekler. Yalnız 1. rekatta da tahiyyata oturur. Çünkü, iki rekat kılma ihtimali de vardır ve sehiv secdesiyle sabah namazını tamamlar.

İlgili Haberler

Puan Durumu