Soru:Yılbaşını kutlamak caiz midir?
Cevap:Hayır, caiz değildir. Yılbaşı; Doğru tarihte olmasa da Hristiyanların İsa (as)’ın doğum günü olarak kutladıkları dini ve kültürel bayramlarıdır. Bir Müslümanın Hristiyanlara ve Yahudilere inanç, amel ve ahlaki konularda benzemesi haramdır. Yılbaşında Hristiyanlar ibadet olarak ayinler ve kutlamalar gerçekleştirirler. Müslümanların bu ayinlere ve kutlamalara katılması haramdır. Bu gecede noel hazırlıkları veya özellikle kumar, alkol vb. eğlenceler düzenlemek Müslümanlar için caiz değildir.
Soru:Elmas, inci, pırlanta gibi pahalı madenlere neden zekat verilmez?
Cevap:Hanımefendilerin ziynet olarak kullandığı altın ve gümüşe zekat düşer anc zümrüt vb. zekat düşmez. Altın ve gümüşe zekat düşer çünkü zekatın şartı olan hükmi nema (artabilme özelliği) kendisinde vardır. Ayrıca paradır ve genelde tedavülde mevcut olan bir şeydir. Elmas, inci vb. madenlere zekat (ticari amaçla olmadığında) düşmez. Çünkü para değildir ve genelde altın, gümüş gibi tedavülde olan bir şey değildir. “Bunlar çok değerlidir” diyerek “zekat verilmesi gerekir” demek doğru olmaz. Çünkü zekat verilmesi için tek ölçüt değerli olmak değildir. Mesela bir fabrikatörün fabrikası belki milyonlarca lira değerindedir. Bu da bir zenginlik ölçütü olarak kabul edilebilir ama bizzat fabrikaya zekat düşmez. Kazancına zekat düşer.
Soru:Kadınların kullandığı küpe, kolye, zincir ve gerdanlık gibi süs eşyaları için zekat vermek gerekir mi?
Cevap:Evet, gerekir. Bunlara altın yüzük de dahildir. ( Sadece yüzük nisaba ulaşmayınca zekatı verilmez. ) Altın ve gümüşten yapılmış süs ve zinet eşyaları nisaba ulaşmışsa zekatlarını vermek farzdır. ( nisab; altında en az 80.18 gr. gümüşte ise en az 561.2 gr. )
Ayrıca, üzerlerinden bir kameri yıl ( 354 gün ) geçmesi gerekir. Kırkta biri yani % 2.5 nisbetinde zekat verilir.Ama evde süs ve zinet eşyası olarak bulunan ve ticaret için olmayan inci, pırlanta taş, yakut, mercan, zümrüt gibi süs eşyalarından zekat verilmez.
Soru:Boy abdesti alıyorken küpelerimi çıkarmam gerekir mi? Küpe için delinen yerler kapanmışsa alınan abdest geçerli midir?
Cevap:Hayır, küpeleri çıkarmak gerekmez. Nasıl ki abdestte yüzüğü oynatarak suyu altına geçirmek mümkünse küpeleri de hareket ettirerek suyu içine geçirmek mümkündür.Bu gerekli ve yeterlidir.Küpe delikleri takmayınca, kendi kendine kapanırsa yıkamak kafidir. Abdest geçerlidir. Deri bağlayarak kapanmış olan küpe deliklerini boy abdesti ( gusül ) alınca iğne vb. şeylerle delmek doğru değildir.
Eğer kir vb.şeylerle kapanmış ise küpe deliklerini bir şekilde suyla ovalayarak delikleri ıslatmak yeterlidir. Vesvese yapmamak gerekir. Bu konuda kalbin mutmain olması yeterlidir.
Soru:Banyoda klozetin bulunması, aynı ortamda bulunan küvet veya duşakabinde gusül abdesti yahut orada bulunan lavaboda abdest almaya engel midir?
Cevap: İslam da temizlik çok önemlidir. Örneğin; namaz ibadeti için necasetten taharet şart kılınmıştır. Dolayısıyla müslümanın her an necasetten sakınması gerekmektedir.
Bu yüzden abdest aldığımız yer necasetten (pislikten) temiz olmalıdır. O sebeple alaturka tuvaletin bulunduğu yerde, zaruret olmadıkça, boy abdesti veya normal abdest almak uygun değildir. Ama mecbur kalınca necasete dikkat ederek abdest alınabilir.
Banyoda duşakabin, klozet ve lavabonun olması durumunda ise orada abdest veya boy abdesti (gusül) almak caizdir.
Soru : Zemzem suyuNedir , Ne anlamamı vardır ve Kim Bulmuştur. ?
Cevap : Allah Resûlü “Allah, İsmail’in anasına rahmet etsin! Şayet o, (suyun etrafını çevirmede) acele etmeseydi, zemzem, akan bir pınar olurdu.” (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 9) demişti zemzem suyunun hikâyesini anlatırken. Bu, aynı zamanda Hz. Hacer’in de hikâyesiydi. Hz. İbrahim hanımı Hacer’i ve oğlu İsmail’i Filistin’den getirip Mekke’ye yerleştirmişti. O zamanlar kimsenin yaşamadığı bu kızgın çölün ortasında kucağında bebeğiyle Rabbine emanetti Hz. Hacer. Günler sonra yanında getirdiği erzak ve su bitti. Oğlu susuzluktan kıvranıyordu toprağın üstünde. Onu öyle görmeye dayanamıyordu. Kalktı yakınındaki Safâ tepesine koştu. Etrafına baktı kimseyi göremedi. Sonra karşıdaki Merve tepesine koştu, yine kimse yoktu. Bu halde iki tepe arasında yedi defa gitti geldi. En son Merve’ye çıktığında bir ses işitti ve yardım istedi. Bunun üzerine bir melek göründü, topuğuyla (ya da kanadıyla) bulunduğu yeri kazdı ve nihayet bereketi günümüze kadar gelen zemzem suyu ortaya çıktı.
Soru :Hocamızdan veya bilgisayardan Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar dinlesek hatim yapmış olur muyuz?
Cevap :Hayır, hatim yapmış olmayız. Kur’an-ı Kerim’i sonuna kadar hoca efendiden, televizyondan veya bilgisayardan sadece dinlemek veya gözümüzle takip etmek sevaptır. Ancak bu hatim değildir. Hatim,Kur’an -ı Kerim’i başından sonuna kadar, ağzımızda harfleri yerinden çıkararak okumaktır. (Kıraat/ tilavet etmektir.)Mukabeleyi hem dinleyip, hem de okuyan hatim yapmış olur.
Hanımefendiler mukabeleyi okuyarak takib ederken 3-10 gün ara vermek mecburiyetinde kalırlar ve daha sonra okuyamadıkları yerleri okurlarsa yine hatim yapmış olurlar.













