Soru:İmam namaz sonunda selam verince ben henüz salli- barik’i ve duayı tam bitirmemiş oluyorum. O zaman ne yapmalıyım?
Cevap:Salli – barik ve duayı namaz sonunda okumak sünnettir. İmamımız selam vermişse, bizde tahıyyatı okumuşsak selamı geciktirmeyip hemen selam vermeliyiz. Bundan dolayı sehiv secdesi de gerekmez. Zira cemaatin namazda yanlışlık yapması imamı etkilemez ama imamın yanılması, sehiv secdesini gerektiriyorsa bu cemaati de etkiler.Cemaatin “ Et-tahiyyatü “ yü bitirmemişse bile imama uyarak, imamla beraber selam vermesi caizdir.
Soru:Cuma akşamları Yasin suresini okuyorum. Diyorlar ki; bu sevap olmaz ve kimseye bağışlayamazsın. Bu doğru mudur?
Cevap:Hayır, doğru değil. Tabiki Kur’an-ı Kerim, okuyalım, anlayalım ve hayatımızda gereklerini yerine getirelim diye inmiştir. Kur’an bizden kesinlikle Allah’a (cc) ve O’nun Resulü olan Muhammed Mustafa’ya (sav) itaat etmemizi istemekte, hatta emretmektedir.Okuduğumuzda her harfine 10 sevap verilen Yasin-i Şerif’ten ve diğer surelerden hasıl olan sevabı diriye de, ölüye de bağışlamak caizdir.
Yalnız, cuma gecesi ve gündüzü, dinimiz Yasin Suresini değil Kehf Suresini okumayı tavsiye etmektedir. Peygamber Efendimiz Cuma günleri kendisi bizzat bu sureyi okumuş ve bizlere de okumamızı buyurmuştur.Soru: Sabah Namazı vaktinde kaza namazı kılabilir miyim?
Soru: Komşumun evinde internet (Wi-Fi) var. Şifresini alıp, komşumun internetini kendi evimden kullanmam caiz midir?
Cevap: Hayır, caiz değildir. İnternet servisi sağlayan şirketin sözleşmesinde ev dışındaki başka kişi, daire ve kurumlarla paylaşıma müsaade edilmemektedir. Bundan dolayı evine internet bağlatan kimsenin şifreyi komşu daireye vermesi de, komşusunun şifreyi alıp kullanması da caiz değildir. Bu tür ihlaller ile sözleşmenin kapsamı dışına çıkmak uygun değildir. Yine sözleşme gereği internet sözleşmesinin yapıldığı mekanda bulunan (hane halkı ve misafirleri) herkes interneti kullanabilir. Hakkı olmayan bir şeyin iyiliği olmaz. Kullanan için de kullandıran için de helal değildir.
Soru:Babanın kendisine iyi davranmadığından hatta kalbini kırdığından, eziyet ettiğinden dolayı çocuklarından birini mirastan mahrum bırakmak amacıyla evlatlıktan çıkarması caiz midir?
Cevap:Hayır, caiz değildir. Bir kimsenin mirastan mahrum kalma sebepleri farklıdır. Bunun yanında evlatların baba ve anneye iyi davranmamaları, dinin gerekli gördüğü konularda yardımcı olmamaları, onları incitip, kalplerini kırmaları vb. büyük günahtır. Şüphesiz dinimize göre ebeveynin evlatları üzerinde, evlatların da onlar üzerin de hakları vardır. Her Müslüman üzerine düşen görevi yerine getirmek mecburiyetindedir.Anne/babanın bu sebeplerden dolayı çocuklarını evlatlıktan çıkarmaları ve mirastan mahrum bırakmaları caiz değildir. Bundan dolayı bir kimsenin böyle davranan bir çocuğu için; “vasiyetim olsun, şu çocuğuma, bıraktığım mirastan vermenizi istemiyorum” sözünün hiçbir hükmü yoktur.
Soru:İntihar etmenin dinimizdeki hükmü nedir?
Cevap:İntihar etmek büyük günahlardandır ve haramdır. Can (Hayat), Allah Teala’nın kullarına verdiği emanettir. Müslüman, can emanetine sahip çıkmalı ve onu korumalıdır. Aslında hiç bir Müslüman salim akılla normal bir halde intihar etmez. Çok çeşitli sıkıntılar veya ruhi rahatsızlıklar sonucu bu büyük günahı işlemiş olabilir. Dinimize göre kelime-i şehadet getiren her müslümanın cenaze namazını kılmak farz-ı kifayedir. İntihar eden kimse intihar etmeyi helal saymadıkça dinden çıkmış olmaz. Bu sebeple intihar eden kimsenin de cenaze namazı kılınır. Geride kalanlar ise affedilmesi için ona dua ederler.
Soru: Ayaklarımdaki rahatsızlığımdan dolayı doktorum varis çorabı giymemi söyledi. Bu çorabı çıkarmamam gerekiyor. Nasıl abdest alacağım?
Cevap:Eğer doktor, kişiye varis çorabı giymesini ve çıkarmaması gerektiğini söyledi ise bu tedaviyi dikkatle uygulamak gerekir.Abdest gerekince, alçıda ve bez sargıda olduğu gibi varis çorabı üzerine mesh etmek caizdir. Varis çorabının üzerine her abdest almada bir defa mesh edilir. Yalnız ayaklarımızdan görünen kısımlarının yıkanması farzdır.Bu çorapları abdestli – abdestsiz giymek farketmez. Mesh ile o uzuv hükmen yıkanmış sayılır.Eğer varis çorabının çıkarılmaması gerekiyorsa boy abdestinde de üzerine mesh etmek caizdir.Varis çorabı, alçı veya bez sargı üzerine mesh eden birisi sahibi özür gibi her vakit abdest almaz. O meshle birden fazla vakit namazı kılabilir ve kıldırabilir.
Soru:Otelde namaz kıldım. Bittikten sonra kıbleye doğru kılmadığımı anladım? Namazım oldu mu ?
Cevap:Kıble araştırması yaptıktan sonra kıldıysanız namazın iadesi / tekrarı gerekmez. Ama cami dışındaki otel, ev vb. yerlerde kıble araştırması ve incelemesi yapmadan namaz kılındıysa ve namaz bittikten sonra kıble tarafına kılınmadığı anlaşıldıysa namazın iadesi / tekrarı gerekir. Bu durumda farz namazı yeniden kılmak farzdır.
Soru: Cenaze sol tarafına yatırılmışsa ve kabir de tamamen kapatılmışsa yeniden kabri açmak gerekir mi?
Cevap:Hayır, kabir bundan dolayı açılmaz. Yani ölü yanlışlıkla sol yanı üzerine yatırılmış ve kabri de kapatılmış ise, sağ yanına yatırmak için kabri yeniden açmak mekruhtur.Hatta cenazenin yüzü kıbleye çevrilmemişse de kabir açılmaz.Ancak kabrin toprağı henüz atılmadan anlaşılırsa tekrar kabre inilir ve ölü, sünnet üzere kıbleye doğru sağ yanına yatırılıp, yüzü de kıbleye çevirilir.Zaruret halinde ( otopsi vb. ) kabri açmak caizdir.













