Soru: Kızılay kan bağışı için cami önünde kampanya yapıyor. Ben nafile (yani farz, vacib olmayan) oruç tutuyorum. Kan versem orucum bozulur mu?
Cevap: Hayır, bozulmaz. Kan bağışında bulunmak sevabı çok olan salih ameldir. Ramazan ayı orucu dahi olsa kan vermek orucu bozmaz. Ancak vücudunun zayıf düşmesi ve sağlığının etkilenmesi söz konusu olursa, kan vermek mekruh olur. Yine de bozulmaz, kaza veya keffaret gerekmez. Oruca devam ederiz. Eğer hasta olurda doktorlarımızın verdiği ilaçları kullanıp orucu bozarsak, ilerde gününe gün kaza yaparız.
Kan verilen kişinin de durumu aynıdır. Orucu bozulur, ilerde gününe gün kaza yapar.
Soru: Kabir azabı diye bir şey var mıdır? Münker-Nekir kabirde soru soracak mıdır?
Cevap: Evet, kabir hayatı vardır. Kabir ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukuru gibidir.
Evet, Münker-Nekir Melekleri; Rabbın kimdir?
Dinin nedir? Peygamberin kimdir? sorularını soracaklardır.
Kabir azabı vardır ve haktır. Şefaat vardır ve haktır. Kadere iman konusu İmanın altı şartından olmazsa olmazıdır. Biz Ayetler ve Hadislerle bunların hak olduğuna iman etmişiz.
Kuran’ dan herhangi bir Ayeti inkar, ayete; “bu Allah sözü değildir” demek, hafife almak, dalga geçmek, şüphe etmek kişiyi imanın dışına çıkarır. (Allah korusun) Kuran-ı Kerim Allah’ ın (cc) kelamıdır. Hem lafzı hem manası Mucizedir. Kıraatı ibadettir. Her harfine on sevap verilir. Hatim de duası da hafızlık da Sünnete uygundur. Bunlardan meydana gelen sevabı sağlara da ahirete göçenlere de bağışlamak CAİZ’ dir.
Müslüman halkımızın itikadını bozmak, onları şüpheye sokmak isteyenleri Allah (cc) ıslah etsin.
Soru:Köyde, misafirlerimizi ağırlamak ve yemeklerde kullanmak için kestiğimiz kaz veya tavukların vb. tüylerinin yolunması için sıcak suya sokulmasının mahzuru var mıdır?
Cevap:Su kaynama derecesine ulaşmadığı sürece caizdir. Tüylerinin kolay yolunması için kaynar olmayan sıcak suda ( 50 – 60 dereceyi gecmese iyi olur ) bekletmeden hemen batırıp – çıkarmanın veya sudan geçirmenin mahzuru yoktur.
Fakat hayvanın iç organları temizlenmeden kaynar suya sokulursa, bu necaset ete sirayet eder ve etini yemek caiz olmaz.
Soru: Kaza orucu tutuyordum unuttum ve su içtim. Orucum bozuldu mu? Bozulduysa kazanın da kazası gerekir mi?
Cevap: Ramazan orucu: -Eğer Kasten (amden) yenilir/içilirse ve niyeti de imsakdan önce yapıldı ise Keffaret ve kaza gerekir.
Eğer Hataen (tam farkında olmadan) yenir/içilirse oruca devam edilir ve ilerde gününe gün kaza edilir.
Örnek; abdest alırken yanlışlıkla boğaza su kaçması gibi.
Eğer Unutarak (nisyanen) yenilir/içilirse oruca devam edilir. Keffaret de, kaza da gerekmez.
Ramazan dışında tutulan hiçbir oruca, kasten, yenilmesi/içilmesi halinde asla keffaret gerekmez.
Hiçbir oruç unutularak yeme/içmeyle bozulmaz. (Kaza orucu da bozulmaz)
Eğer kaza orucunun bozulduğu zannedilip yiyilip, içilirse veya ay hali olunursa veya kasten bozulursa yeniden gününe gün sayısınca kaza edilir. Kazaya kaza eklenerek bir günlük kaza, ikiye,üçe… çıkmaz.
Soru:Televizyonda Kur’an okunurken secde ayeti okundu. Secde etmem gerekir mi? Hanımlar özel hallerinde Kur’an dinlerken secde ayetini duyduklarında secde yapmaları gerekir mi?
Cevap:Kur’an-ı Kerim’de 14 secde ayeti vardır. Bunlardan herhangi birini okuyana, dinleyene veya işitene tilavet secdesi yapması vaciptir.
Secde ayetini televizyon, radyo, telefon vb. aletlerden dinleyen veya duyan birinin ya hemen (Müstehab olan hemen yapmaktır.) veya daha sonra tilavet secdesi yapması vaciptir.
Hanımefendiler özel hallerinde (Ay hali veya lohusalık hali gibi) secde ayetini dinlediklerinde veya duyduklarında tilavet secdesi yapmaları gerekmez. Bu durumda, onlara namaz kılmak farz olmadığı gibi tilavet secdesi de vacip değildir.
Secde ayetini yazmak veya secde ayetine bakmakla da tilavet secdesi vacip olmaz.
Soru :Lohusalık ne demektir? Doğum yapan bir bayan doğum sonrası kaç gün süreyle namaz kılamaz, oruç tutamaz?
Cevap: Lohusalık (nifas); doğum ya da düşük yapan kadının kanaması kesilinceye kadar geçen sürenin adıdır. Bu müddet kadından kadına değişir. Bu sürenin en azı için süre yok (bir gün bile olabilir) ama en fazlası kırk güne kadar sürebilir. Bu süreden önce kanaması kesilen bir kadın kırk günün dolmasını beklemeden (Mesela; 25. gün kanama kesilmiş ise 25. gün itibariyle) gusül abdesti alır, namaz ve diğer ibadetlerine başlar.
Lohusalık(nifas) ve Hayz(ay hali) süresince cinsel birleşme kesin HARAMdır.
Lohusalık müddeti içinde (kırk gün) görülen temizlik de lohusalıktan sayılır. Mesela; doğumdan sonra on gün kan gelip, yedi gün kesildikten sonra yeniden on gün daha kan gelecek olsa, bu yirmi yedi günün hepsi de lohusalık müddeti sayılır.
Lohusalık esnasında kılınmayan farz namazlar daha sonra kaza edilmez, ama tutulmayan oruçlar kaza edilir.
Soru: Doktorlar bebeğimin sakat olarak dünyaya geleceğini söylüyorlar. Kürtaj yaptırabilir miyim?
Cevap :Gebeliğin sürmesi, doktorların kararıyla, annenin hayati tehlikesinin olabileceğini ortaya koyuyor ise bebeğin alınması caizdir. Hatta anneyi kurtarmak için bu gereklidir.Bunun dışında kürtaj asla caiz değildir. Allah(cc) biz kullarını bu dünyaya imtihan gayesiyle göndermiştir. Doğacak çocuk engelli de olsa onun da hayat hakkı vardır. Belki de bu çocuk anne-babasının cenneti kazanma vesilesi olacaktır. Kaldı ki bir çocuğun hayırlı evlat olup-olmamasının engelli veya sağlıklı olmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Engelli bir çocuk sağlıklı bir çocuktan daha hayırlı bir evlat olabilir.
Soru : Kur’an-ı Kerim’i yakıyorlar. Bizim de Tevrat ve İncil’i yakmamız caiz midir?
Cevap :Hayır, caiz değildir. Müslüman Tevrat, Zebur ve İncil’i kendisinin yakmasını bırak başkalarının yakmasına ve hakaret etmesine de müsade etmez.
İslam Dini diğer dinlerin ilahlarına, kutsallarına sövmeyi uygun görmez. Kur’an-ı Kerim’de Allah-ü Teala bunu açıkça yasaklamıştır.
Bu sebeple; Müslümanlar diğer din mensuplarının kutsallarını yakıp hakaret edemediği gibi bunun gerçekleşmesini de hoş görmez ve buna rıza göstermezler.













