21 MART DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ LÜTFEN KUTLAMAYIN…YOK ETTİĞİN ORMANLAR BUGÜN ŞİKAYET ETTİĞİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SEBEBİ….

Selda Asker
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp

 

21 Mart Dünya Ormancılık Gününü takip eden hafta ‘Orman Haftası´ olarak kutlanır. Kutlama sözü belirli gün ve haftalarda dilimize öyle bir yapışmış ki neyi kutluyorsak, kutlanacak ne bıraktıysak gider ele güne karşı bir etkinlik düzenler iki konuşma yapar ha ha ha şakşakşak anlamını algılayamadığımız günleri kutlarız.
KUTLAMAYIN! Düşünmeden talan ettiğiniz, madene, taş ocağına, imara, sermayeye kurban ettiğiniz, hiç acımadan kestiğiniz yok ettiğiniz ormanların gününü lütfen kutlamayın…

Ormanlar dünyanın ve bulundukları ülkelerin en büyük zenginlik kaynağı ve akciğerledir. Orman yaşam için; hava gibi, su gibi ihtiyaç duydugumuz bir kaynaktır. Doğa zincirinin içinde; her biri doğal dengenin bir parcası olan binlerce bitki ve hayvan türünün de yaşam alanıdır. Kişisel çıkarlar uğruna acımasızca yakılamayacak ,kesilmeyecek, işgal edilemeyecek kadar değerlidirler. Çölleşmeden, kuraklıktan, toprak kaymalarından, iklim değişikliğinden ve onun yıkıcı etkilerinden söz ettigimiz bu günlerde; bunları yavaşlatacak en önemli etkenin ormanlar oldugunu hafızalarımıza kazımalıyız. Aksi taktirde, dünyamız da, ülkemiz de çölleşmekten kurtulamaz.
Ormanların yapısı değişince, hastalıklar da değişti:
Ormanların yapısı değişince, hastalıklar ve buna bağlı olarak ölümler de değişti. Ahiret yolculuğuna çıkan tabutların içinde yatanların, kanserden ölenlerin sayısı o kadar çok arttı ki kanıksamaya başladık.. Bu hastalıkların çevresel faktörlerden kaynaklandığını artık bilim insanları söylüyor. Uzmanlar, bunun nedeni olarak ta, kimyasal  zirai ilaçlar  ve kirli sanayinin tüm doğal yaşam varlıklarımızı kirleterek yok etmesi sonucu olduğunu bilimsel çalışmalarla ortaya koydular. Binlerce yılda oluşan ormanlarımız uygulanan yanlış politikalar sonucu yok olma riskiyle karşı karşıya. Ormanlarımızın miktarı azaldı. Ormanlar da doğal seslerin yerini, ağır iş makineleri ve patlayan dinamitlerin sesi aldı.. Yok olan yerler yapılaşmaya, vahşi madenciliğe, taş ocaklarına, beton santrallerine teslim edildi. Gelişmiş ülkelerin terk ettiği kirli sanayi bizlere aş, iş diye geldi. Ormanlara en büyük zarar insanlardan gelir. Bir sigaranın söndürülmeden atılması, piknik ateşinin sıçraması, atılan bir cam bir kaç dakika içerisinde koskoca bir orman alanının yanıp kül olmasına neden olur. Yanan ormanın yerine yenisinin yetiştirilmesine bir insan ömrü yetmez. Ormanlara zarar vermek, Anayasalarımıza göre suçtur. Orman suçları bağışlanamaz suçlardandır. Anayasamızın 169. maddesinde yer alan ´Ormanlara zarar verebilecek hiç bir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez´ hükmünü bir kez daha hatırlatırken, bu hükmün karar vericiler içinde geçerli olduğunu ve uygulanması gerektiğini belirtmek isterim. Siyasilerin dilinden düşmeyen temiz hava, temiz toprak, temiz su ve yaşanabilir bir şehir sloganı söylemden öteye geçmedi. Daha yaşanabilir şehir doğal varlıkların varlığı ve korunmasıyla olur. Ne yazık ki, sloganla söylemle olmuyor. Son 60 yıldır olmamış. Yine olmaz. Daha yaşanabilir bir şehir için, bilim ve hukuka uygun, projelerin hayata geçirilmesi, orman alanlarının korunması ve özellikle şehir içinde ağaçlı alanların yaratılmasıyla olacaktır. Mutlu ve sağlıklı nesiller ancak sağlıklı bir çevrede yetişir.
Bu şartlar altında 21 Mart Orman Haftasını hala kutlayabiliyorsanız buyrun kutlayın…

İlgili Haberler

Puan Durumu